Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/3383 E. , 2024/4785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1 E., 2021/512 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzeri
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/3383 E. , 2024/4785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1 E., 2021/512 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız ve hukuka aykırı şekilde arama, el koyma, gözaltı, tutuklama, makul sürede yargılanma hakkının ihlali ve adli kontrol tedbirinin uygulanması nedenleriyle 500.000 TL maddi, 2.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.545.05 TL maddi, 64.100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminat miktarı 9.678.29 TL'ye yükseltilip, manevi tazminat miktarı 20.000 TL'ye indirilerek, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava dilekçesindeki taleplerinin karşılanmadığı, müvekkili hakkında verilen arama ve el koyma kararlarının hukuka aykırı olduğu, adli kontrol süreci dolayısıyla da tazminata hükmedilmesi gerektiği, yürütülen yargılamanın 6 yıl sürmüş olduğu ve bu sürenin makul sınırlar içinde değerlendirilemeyeceği, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğu ve lehine hükmedilen vekalet ücretinin azaltılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas- 2017/22 karar sayılı ceza dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 02.05.2011 - 06.07.2012 tarihleri arasında 431 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suç yönünden beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 11.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hükmedilen maddi tazminat miktarının yükseltilip, manevi tazminat miktarı indirilmek suretiyle değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’9.519.40’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’9.678.29’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında koşulları oluşmadığı halde el koyma tedbirinin uygulandığından bahisle tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; el koyma işlemleri esnasında davacıya ait bilgisayarlardan imaj alınması suretiyle işlem yapılabilecekken el konulmasının CMK 141/1-j maddesindeki ''Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen'' kapsamında değerlendirilebileceği, her ne kadar 668 sayılı KHK'nın 3-j bendi uyarınca el koyma işlemine ilişkin ayrıksı düzenleme yapılmışsa da, bahse konu yargılamanın suç tarihi itibariyle anılan KHK'nın henüz yürürlükte bulunmadığı döneme ilişkin olduğu anlaşılmakla, tazminata konu dava dosyasının incelenerek davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un CMK 141/1-j bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2. Gözaltı ve tutukluluk dönemi için hükmedilen manevi tazminat açısından yapılan incelemede; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.