Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/3511 E. , 2024/3549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3120 E., 2020/1937 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/3511 E. , 2024/3549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3120 E., 2020/1937 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile araç değerinden tasfiye sonucu davacı şirkete ödenen bedelin düşülmesi suretiyle elde edilen 78.583,22 TL ve el koyma süresince yoksun kalınan kar miktarı olarak belirlenen 67.500,00 TL olmak üzere toplamda 146.083,22 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın hesaplamasında tasfiye bedeli olarak davacı şirkete ödenen 27.466,10 TL'ye, 2.774,00 TL faiz işletildiği, bu miktarın da aracın değeri olarak belirlenen tutardan düşülmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 143.335,22 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın eksik hesaplandığına, davacı şirketin itibarın sarsılması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tamamen reddine karar verilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/275 Esas – 2016/591 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 3. kişi konumundaki davacı şirkete ait çekici ve dorseye 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak sigara taşımada kullanıldığı gerekçesiyle 16.05.2016 tarihinde el konulduğu, çekici ve dorse üzerinde 5607 sayılı Kanun kapsamında halihazırda şerh bulunduğunun anlaşılması üzerine 17.05.2016 tarihli karar ile 5607 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanıldığı gerekçesiyle fiilen el koyma kararı verildiği, yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, davacı şirkete ait çekicinin müsaderesine dorsenin ise müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi neticesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince çekici ve dorsenin müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, muhafaza altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre aracın kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, el konulan araç alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait çekici ve dorseye 16.05.2016 tarihinde el konulduğu, çekici ve dorse üzerinde 5607 sayılı Kanun kapsamında halihazırda şerh bulunduğunun anlaşılması üzerine 17.05.2016 tarihli karar ile 5607 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanıldığı gerekçesiyle fiilen el koyma kararı verildiği anlaşılmakla, ikinci kez suçta kullanılan çekici ve dorseye fiilen el koyma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında koşulları oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.