Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/6561 E. , 2025/113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1616 E., 2021/2652 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye M
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/6561 E. , 2025/113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1616 E., 2021/2652 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının aracına haksız olarak el konulması nedeniyle tazminat şartlarının oluştuğuna, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Doğubayazıt 3. Asliye Ceza mahkemesinin 2019/83 Esas, 2019/56 Karar sayılı ceza dava dosyasında malen sorumlu olarak davacıya ait ... plaka sayılı araca göçmen kaçakçılığı suçu kapsamında 04.01.2019 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda atılı aracın sahibine iadesine karar verildiği, kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, 10.08.2020 tarihinde de araç üzerindeki şerhlerin kaldırıldığı, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ancak CMK 141. Maddedeki yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının ... plaka sayılı aracına suçta kullanıldığı gerekçesi ile Doğubayazıt Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/28 Değişik iş sayılı kararı ile sicile şerh düşülerek el konulduğu, yapılan yargılama sonucunda aracın araç sahibine iadesine iadesine karar verildiği ve bu kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, 10.08.2020 tarihinde ise araç üzerine konulan şerhin kaldırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, ancak araca fiili olarak bir el koyma işleminin yapıldığına dair ya da yediemine teslimine dair bir belgenin dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla; araca fiili olarak el konulup konulmadığı araştırılarak fiili olarak el konulduğunun anlaşılması halinde buna dair evrakın onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, el koyma süresinin makul olup olmadığı hususu da dikkate alınarak, davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Doğubayazıt'ta göçmen kaçakçılığı kapsamında davacıya ait araca sulh ceza hakimliği kararıyla sicile şerh düşülerek el konulmuş, yargılama sonunda araç iade edilmiş; ancak dosyada aracın fiilen el konulduğuna veya yediemine teslim edildiğine dair belge bulunmamaktadır.
Hukuki İlke: CMK 141/1-j tazminatı için önce aracın fiilen el konulup konulmadığı araştırılmalıdır; sadece sicile şerh düşülmesi fiili el koyma sayılmaz ve fiili el koyma tespit edilirse buna dair evrak temin edilerek el koyma süresinin makullüğü (AYM 2014/14195) çerçevesinde tazminat değerlendirilmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Fiili el koyma (yediemine teslim) ile salt sicil şerhi ayrı hukuki durumlardır; tazminat davasında aracın fiilen alıkonulduğu yediemin senedi gibi belgelerle ispatlanmalı, aksi halde eksik araştırma bozması gündeme gelir.