KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/7037 E., 2025/1844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/469 E., 2021/1428 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Mahkumiyet, ret, düşme
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
2.616 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında İmar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ... vekilinin temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından imar kirliliğine neden olmak suçundan verilen kararın, katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ve imar kirliliğine neden olma 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
A.Sanık ...'ın imar kirliliğine neden olma suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş.
B. Sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2019 tarihli ve 2019/3823 Esas sayılı iddianamesi ile ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... Oteli'nin çatısının yükseltilerek, odalara bölünmek suretiyle imar kirliliği oluşturan eylemi nedeni ile açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş,
C.Sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2019 tarihli 2019/3823 Esas sayılı iddianamesi ile 2863 sayılı yasaya aykırılık teşkil eden arkeolojik sit alanında kalan kayanın üzerine kaçak ve izinsiz olarak yapılan yapı nedeni ile açılan kamu davası nedeni ile dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Suça konu tadilatların 2017 yılında başlandığına ve tamamlandığına, yapı kayıt belgesi alındığına, sanığın Ankara ilinde ikamet ettiğine, inşaat yapıldığı sırada inşaat alanında olmadığına, sanığın herhangi bir talimatı olmadığına, yapılan tadilatların itfaiye müdürlüğünce belirtilen eksikliklerin giderilmesi için yapıldığına, alan kazanma amacının olmadığına, suça konu yapının bina vasfında olmadığına, bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verildiğine, sanık hakkında TCK 43. maddesinin hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, ceza miktarına ve sair nedenlere ilişkindir.
B. Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; hangi kurum yönünden vekalet ücretine hükmedildiğinin açıkça belirtilmediğine, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasında verilen düşme kararının hatalı olduğuna, yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, imar kirliliğine neden olmak suçu yönünden üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
C. Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri; Sanık hakkında verilen ret ve düşme kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, iddia, sanık ve beyanı, bozma ilamı, birleşen dosya, keşif tutanağı, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sanık hakkında ...
Otelin proje ve eklerinde bulunan çatı katının yıkılarak ve büyütülerek demir malzemeden yeniden çatının yükseltildiği ve yutongdan odalara bölünerek inşaat yapıldığı, kaçak yapının 18.03.2019 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenerek mühürlendiği, 20.03.2019 tarihinde ihbar üzerine teknik personel ile yerinde yapılan kontrolde mühürleme işleminin ardından inşaata devam edilerek çatının kapatıldığı, ayrıca A Blok üzerinden bulunan çatının da yıkılarak tekrar demir dikmeler ile çatı yapımına devam edildiği ve kaçak yapının 18.03.2019 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenerek mühürlendiği,
24.04.2019 tarihinde mahallinde yapılan kontrolde aykırılıkların giderilmediği gibi ikinci kez mühür fekki yapılarak çatının yükseltildiği ve inşaatın tamamlandığının tespit edildiği, inşaata halen 20.03.02019 tarihi itibariyle devam edildiği,
yine 25.04.2019 tarihli suç duyurusundan anlaşılacağı üzere sanığın 2. kez yapılan mührü kırdığı ve inşaata devam ettiği, 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınlamış olduğu Yapı Kayıt Belgsi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı yönetmeliğin 4/1. maddesinin "Yapı Kayıt Belgesi 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir." hükmü uyarınca, sanığın İmar Barışından faydalanabilmesi için kaçak olarak yapmış olduğu yapının 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanmış olması gerektiği gerekçesiyle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonucu,
yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre mevcut çatıdaki bina inşaat alanının artırılması ve kullanım amacının değiştirilmesinin çatı altında ve bina izdüşüm alanı içerisinde olması nedeniyle yeni bir bina olarak değerlendirilemeyeceği, ilave yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve tanığın, otel olarak kullanılan yerin itfaiye yönetmeliğine uygun olmadığı için ruhsat alınamadığı, bu sebeple itfaiye yönetmeliğine uygun hale getirip çatı katındaki odaların yangın merdivenine erişimini sağlamak için kaçış koridoru yapıldığı, buna ilişkin ruhsat alınmadığı ancak basit onarım izni için başvuru yapıldığı,
teras kattaki odaların zaten var olduğu, sadece oradaki ahşap değiştirilerek demir konstrüksiyon haline getirildiği, mühürden sonra mühürlenecek bir durum olduğunu düşünmedikleri için yapı kayıt belgesi kapsamında basit onarımlar yaptıkları yönündeki beyanı karşısında, basit değişiklik niteliğindeki yapı nedeni ile yapılan mühürlemenin de geçerli ve hukuka uygun olmadığı için olayda mühür bozma eylemi ile imar kirliliği oluşmayacağı nazara alınarak, sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından,
müsnet suçtan beraatine, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasa'nın 65. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, davaya konu ... parsel sayılı yerin arkeolojik sit alanı içerisinde kalmadığı, nitelikli doğal koruma alanında bulunmadığı, yerde herhangi bir kaya vs bulunmadığı, ayrıca Arkeolojik sit alanı olarak belirtilen yerin iş bu davaya konu yer ile bir ilgisi olmayıp anılan yer için Muğla 5 ASCM nin 2019/327 E, 2020/287 K sayılı dava dosyası üzerinde yargılama yapılarak sanık ...'un eşi ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından,
sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi gereğince dava konusu yerin nitelikli doğal koruma alanı ve arkeolojik sit alanı içinde kalmadığı nazara alındığında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında atılı bu suçtan da CMK nın 223/2-a maddeleri gereğince beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; açılan duruşma, yapılan yargılama, sanık hakkındaki eylemlere ilişkin dosyalar içeriğinde bulunan belgeler, keşif, bilirkişi raporları, müzekkere cevapları ve sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde.
Muğla 3.Asliye Ceza Mahkemesine öncelikle açılan 16.07.2019 tarihli iddianameye ilişkin davanın konusu; sanığın açık ikrarından da anlaşılacağı üzere adına kayıtlı Ula ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan "...
Oteli" isimli otelin çatısının demir malzeme ile yükseltilip yutong tuğla ile örülerek, bağımsız odalar inşaası eylemi olduğu, söz konusu eylemin otelin ruhsat ev projesine aykırı bir imalat olması nedeni ile Ula Belediye görevlileri tarafından sanık hakkında düzenlenen 18.03.2019 tarihli yapı tatil zaptı ile ruhsat ve projeye aykırı olduğundan bahisle mühürleme işleminin yapıldığı, 20.03.2019 tarihinde yapılan kontrolde inşai faaliyetin mühürlendiği halde devam edildiğinin tespit edildiği ve 2.kez tutanak düzenlenip mühür fekki yapıldığına ilişkin tespit tutanağının düzenlendiği,
daha sonra 24.04.2019 tarihinde 3.kez kontrol yapıldığında, bu kez inşai faaliyetin tamamlandığı, çatının yükseltilme işleminin bitirildiği, bağımsız odaların oluşturulduğu, oluşturulan alanın 442m²' olduğu, inşai faaliyetin 2018 yılı içerisinde yapılıp tamamlandığı, sanığın 08.02.2019 tarihinde bağımsız bölüm alanı 950m² olan ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... Oteli için yapı kayıt belgesi de alarak yerel mahkemeye sunduğu anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece ... Oteli'ne ilişkin imar kirliliğine neden olma eylemi ile ilgili olarak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde, inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.12.2019 tarihli rapor içeriğine göre; otelin çatıdaki inşaat alanının artırılması ve kullanım amacının değiştirilmesi, çatı altında ve bina izdüşüm alanı içerisinde olması nedeni ile yeni bir bina olarak değerlendirilemeyeceği, ilave yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği, imar kirliliği suçunu oluşturmayacağı yönündeki mütalaasına yerel mahkemece değer izafe edilerek, sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçları yönünden beraatine karar verilmiştir.
Öncelikle sanığın adına tapuda kayıtlı ...
Oteli'nin bulunduğu ... parsel sayılı taşınmazın arkeolojik veya doğal sit alanında kalmadığı, bu nedenle 2863 sayılı Yasanın dava konusu olaya uygulama yerinin bulunmadığının anlaşıldığı, ancak otelin çatı katının yükseltilerek 442m² alanında birçok odanın oluşturularak, kullanım alanının artırılmasının TCK'nın 184/5 maddesinde yazılı kapalı alan artışı sağlanmış olması nedeni ile imar kirliliğine neden olmak suçunu oluşturduğu, inşaatçı bilirkişinin mütalaasının bu nedenle hukuka uygun bulunmadığı,
yerel mahkemenin hukuka uygun bulunmayan rapora değer izafe ederek sanığın imar kirliliğine neden olmak ve mühür bozma suçlarından vermiş olduğu beraat kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, Yargıtay 4.ve 18. Ceza Dairesi uygulamalarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin imar kirliliğine neden olmak ve mühür bozma suçlarına ilişkin vermiş olduğu beraat kararlarının kaldırılarak,
sanığın açıklanan eylemleri nedeni ile hakkında birden fazla mühürleme tutanağı düzenlenmiş olması ve buna rağmen eylemlerini ısrarla sürdürerek devam etmek suretiyle otelin çatı katının iskan vaziyete getirilmesi nedeni ile gerek imar kirliliğine neden olmak ve gerekse mühür bozma suçlarından zincirleme şekilde TCK'nın 184/1, 43 ve 203/1, 43 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesine 23.12.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin iddianame anlatımı incelendiğinde; ... Oteli'nin çatısında yutongtan odalar imal edilmesi ile encümen kararında belirtilen arkeolojik sit alanında bulunan kayanın üstüne kaçak ve izinsiz olarak yapı yapılması eylemlerinin açıklanmak suretiyle sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, ... Oteli'nin bulunduğu ... parsel sayılı alanın doğal ve arkeolojik sit olmadığı, bu nedenle çatı katının yükseltilerek oda yapılmasının 2863 sayılı yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi aynı konuda sanık hakkında Muğla 3.Asliye Ceza Mahkemesine de kamu davası açılmış olması nedeni ile bu konudaki davanın mükerrer olarak kabulü gerekmiştir.
Aynı iddianamede her ne kadar iddianame anlatımında ayrıntılı olarak yazılmamış ise de; ... Yalısı isimli başka alanda bulunan ve tescilli olan kaya nişinin bulunduğu koruma alanında 9,50x5,00 ebatlarında çelik baraka yapıldığı, buna ilişkin yapılan soruşturmada sanığın söz konusu barakayı eşi ...'ın yaptığını beyan ettiği, eşi ... hakkında 2863 sayılı yasaya aykırılık suçundan Muğla 5.Asliye Mahkemesine kamu davasının açıldığı ve mahkemece sanığın eşi ... hakkında 2863 sayılı yasaya aykırılık teşkil eden eyleminden dolayı mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın hakkında ise söz konusu aynı eylem nedeni ile Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.10.2019 tarih 2019/3293 soruşturma nolu ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın itiraz edilmesi üzerine Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliğince itirazın red edildiği, herhangi bir şekilde yeni bir delil de elde edilmeden aynı konuda sanık hakkında açılan kamu davasının, dava şartı gerçekleşmeden açılmış olması nedeni ile 2863 sayılı Yasaya aykırılık olarak değerlendirilen eylem nedeni ile Dairemizce sanık hakkında dava şartı bulunmadığından açılmış olan kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama konusu 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama konusu imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında;
“dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
arkeolojik alanında gerçekleştirilen izinsiz müdahaleler yönünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
D. Sanık müdafinin ve katılan ... vekilinin imar kirliliğine neden olma suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde de bina kavramının "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
3194 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre "Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, "Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler." şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut dosya incelendiğinde; sanık hakkında ... Mahalllesinde bulunan ve tapunun ... parsel numarasında kayıtlı ...
Otelin proje ve eklerinde bulunan çatı katının yıkılarak ve büyütülerek demir malzemeden yeniden çatının yükseltildiği ve yutongdan odalara bölünerek inşaat yapıldığı, kaçak yapının 18.03.2019 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenerek mühürlendiği, 20.03.2019 tarihinde ihbar üzerine teknik personel ile yerinde yapılan kontrolde mühürleme işleminin ardından inşaata devam edilerek çatının kapatıldığı,
ayrıca A Blok üzerinden bulunan çatının da yıkılarak tekrar demir dikmeler ile çatı yapımına devam edildiğinin tespiti üzerine imar kirliliğine neden olma suçu yönünden açılan kamu davasında, mahkemece 06.12.2019 tarihinde keşif yapılmış, keşif akabinde alınan 26.12.2019 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda; yapı zaptında belirtilen aykırılıkların mevcut çatı altında bulunan ve bina niteliğinde olan çatı katının eni ve boyunun genişletildiği, bina yüksekliğinin artırıldığı ve ayrıca çatı katında oda bölüntülerinin yapıldığı,
mevcut çatı katı bina kullanım alanının arttığı ve ayrıca çatı kullanım amacının değiştiği belirlenmiş olup, yapı tatil zaptında belirtilen ruhsat ve eki projelere aykırı olarak yapılan yapıların, ana bina temel bina inşaat ve izdüşüm alanı dışına taşma olmadığı belirlendiğinden yapı tatil zaptında belirtilen aykırılıkların mevcut çatıdaki bina inşaat alanının artırılması ve kullanım amacının değiştirilmesinin çatı altında ve bina izdüşüm alanı içerisinde olması nedeniyle yeni bir bina olarak değerlendirilemeyeceği, ilave yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve imar kirliliği oluşturmayacağının belirtilmesi karşısında.
Öncelikle yapı kayıt belgesinin usule uygun olarak alınıp alınmadığı, Muğla 1. İdare Mahkemesinin 30.10.2020 tarih 2019/505 Esas 2020/1110 Karar sayılı kararında belirtilen ...
Yapı Kayıt Değerlendirme Komisyonunun 06.03.2020 tarih ve 1271 sayılı iptal kararı getirtilerek, yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığı araştırılarak, sanığın eyleminin binanın taşıyıcı unsurlarını etkileyip etkilemediği, statiğini bozup bozmadığı ve yeni alan kazandırıp kazandırmadığı, yapı kayıt belgesinin geçerli olması halinde 06.06.2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 6. maddesi kapsamındaki eksik inşaat işlerinden olup olmadığı,
yapı kayıt belgesinin suça konu inşaatları kapsayıp kapsamadığı hususları yönünde ayrıntılı bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sanığın üzerine atılı suçun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7037, K. 2025/1844, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama