Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/8521 E. , 2025/443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/418 E., 2022/668 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/8521 E. , 2025/443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/418 E., 2022/668 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 560.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 185.761,84 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın yasal süre içinde açılmadığına, görev ve husumet yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davacının zararını ispatlayamadığına, davacının teminat bedeli ödeyerek aracı almasının mümkün olmasına karşın, teminat karşılığı iade talebinde bulunmadığına, el koyma işleminin yasadan kaynaklanıp idarenin bir kusuru bulunmadığına, faize hükmedilmemesi gerektiğine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/639 Esas – 2018/998 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 3. kişi konumundaki davacıya ait araca 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 10/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçunun işlenmesinde ikinci kez kullanıldığı ve kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklandığı veya taşındığı gerekçesiyle 06.01.2017 tarihinde fiilen el koyma kararı verildiği, yapılan yargılama sonunda araç hakkında müsadereye yer olmadığı kararı verildiği, anılan kararın 25.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, muhafaza altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre; aynı Kanun'un 13/1-a bendi gereğince kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması durumunda veya kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, el konulan araç alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait araca 06.01.2017 tarihinde 5607 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçunun işlenmesinde ikinci kez kullanıldığı ve kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklandığı veya taşındığı gerekçesiyle fiilen el koyma kararı verildiği anlaşılmakla, fiilen el koyma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında koşulları oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 5607 sayılı Kanunun 10/2. maddesi gereğince kaçak eşyanın gizli tertibatla taşınması ve aracın kaçakçılıkta ikinci kez kullanılması gerekçesiyle davacıya ait araç 06.01.2017'de alıkonulmuş; yargılama sonunda müsadereye yer olmadığına karar verilmiş, ilk derece mahkemesi tazminat davasını kısmen kabul etmiştir.
Hukuki İlke: 5607 sayılı Kanun 10/2 ve 13/1-a uyarınca kaçak eşyanın özel gizli tertibatta saklanması veya aracın soruşturma/kovuşturma sürerken ikinci kez kullanılması halinde el koyma alıkoyma şeklinde uygulanır ve sahibi otuz gün içinde teminat yatırarak aracı alabilir; bu özel rejim çerçevesinde alıkoyma hukuka uygun olduğundan CMK 141/1-j koşulları oluşmaz ve dava reddedilmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: 5607 sayılı Kanun 10/2'deki gizli tertibat veya mükerrer kullanım hallerinde alıkoyma yasal olduğundan haksız el koyma tazminatı reddedilir; müvekkile araç değerinde teminat yatırarak erken iade yolunu kullanması önerilmelidir.