İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7991 K.2024/37

Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci…

Esas2022/7991Karar2024/37Tarih8 Ocak 2024Okuma7 dk · 1.425 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2022/7991 E., 2024/37 K.

Karar tarihi
8 Ocak 2024
Konu
Finans Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA
Tarihi
17.01.2020
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Karar Detayı

1.425 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacılar vekili 17.01.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait gemilere haksız el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda teknelerin sahibine iadesine karar verildiğini, 24.12.2018 tarihinde mahkemece teknelerin sahibine iade edilmesi hususunda Gümrük Müdürlüğünden istendiğini, Gümrük Müdürlüğü cevabında teknelerin kendilerinde bulunmadığını belirttiklerini, bunun üzerine Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğüne başvuru yaptıklarını, 18.11.2019 tarihinde tebellüğ ettikleri yazısında teknelerin battığından iadenin yerine getirilemediği belirtildiğini, haksız elkoyma nedeniyle 13.500.000,00 TL maddi,

her bir müvekkili bakımından 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile birlikte ödenmesi, vekaletin ve yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 27.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ... aleyhine açtığı davayı kabul etmediklerini ve re'sen gözetilecek nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddi ile oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ettiği görülmüştür. 3.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/38 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararı ile davanın reddine kararı verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/2502 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasını, talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacılar vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece bilirkişi taleplerinin reddedildiğini, söz konusu gemilere 19 yıl önce el konulduğunu, Emniyet Teşkilatı elindeyken gemilerin battığını, ve gemilere ait belgelerin kaybolduğunu, mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığını, davanın süresinde açıldığını, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tazminata esas Gebze

1. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası incelendiğinde sultanK2 adlı tekneye 17.02.2002 tarihinde, SultanK teknesine ise 05.03.2002 tarihi itibari ile yakalanarak tersaneye bağlandığı, Gebze Ağır Ceza Mahkemesi 2002/87 esas 27.02.2004 tarihli kararı ile teknelerin gümrüklü değerlerinin ödenmesi karşılığında iadesi ve batma tehlikesi nedeni ile karar verilmesine rağmen belgelerin sunulmaması ve aradan geçen zamanda da geminin batması sonucunda 20.12.2004 tarihli tutanağa konu karar alınmıştır.

28.02.2006 tarihli tasfiyenin yapılıp yapılmadığına yönelik yazı cevaplarından gemilerle ilgili kaydın bulunmadığı bilgisinin verildiği de anlaşılmaktadır.

Mahkeme kararı ile muhafaza altına alınan geminin belgelerinin sunulamadığı, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerinde yer alan el koyma mahiyetindeki işlem çerçevesinde 24.12.2018 tarihinde, davacının Kaymakamlığa dilekçe ile başvurduğu idare tarafından gerekli önlemlerin alınmasının istendiği ve geminin 18.09.2019 tarihinde batmış olduğu, elkoymanın usulünce yapılmasına rağmen muhafaza bakımından el koymayı öngören 5271 sayılı Kanunun 128/2-a/8 maddesi ile aynı maddenin 1/(a-b-c-d-e-f-g-h), son fıkrasında da;

taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin, şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabileceğinin belirtilmesi karşısında hukuki durumun bu çerçevede belirlenmesi gerektiği açıktır.

17.12.2020 tarihli bilirkişi raporu kapsamına göre de geminin el koyma işlemi nedeni ile kullanılamamasından dolayı doğan zarar istenmiş ise de; bilirkişi raporu içeriği de dikkate alındığında; el koyma işlemi sonrasında muhafazası gereken yerde battığı anlaşılan Sultan K ve Sultan K2 teknelerinin değer tespiti ve günlük kazanç araştırmalarının veri yetersizliği ve gemi sahiplik belgesi ile sunulan bilgilerin eşleşmemesi nedeni ile yapılamaması nedeniyle zararın saptanamayacağı, talep edilebilir nitelikte maddi zarardan söz edilemeyeceği anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Bu davada zarara uğrayanın ikametgahı itibari ile 5271 sayılı Kanun 142 inci maddesini ikinci bendi kapsamında mahkememiz yetkili ve görevlidir. Karar veya hükmün kesinleşmesinden itibaren 3 ay ve herhalükarda 1 yıl içinde dava açılması gerekir.Tazminat talebine konu haksız tedbirin ağırlığı ve sonuçlarına uygun olarak zararın tespiti esastır.

Korunması için gerekli tedbirleri alınmadığı iddiasının olduğu hallerde eşyanın ve malvarlığının değerine göre ve varsa değer azalması da saptanarak tazminatın belirlenmesi yoluna gidilecektir. Manevi tazminat davası ile kişilerin uğradıkları haksız eylemler nedeni ile kişilik hakkını koruyan biçimde ve haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçların (zararın) giderilmesi, telafi edilmesi amaçlanır.

Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir.

Yakalanan veya tutuklanan kimsenin haksız işlemden doğan biçimde duyduğu acı ve ızdırap kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği,

haksız el koyma nedeniyle özel veya tüzel kişinin sahip olduğu taşınır mala el koyma işleminden doğan biçimde manevi tazminat şartları 5271 sayılı Kanun 141 inci ve 142 inci madde kapsamında davada davacı yararın oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Gebze

1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/72 Esas – 2017/331 Karar sayılı dava dosyasında davacıların cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve 4926 sayılı kaçakçılık suçundan sultanK2 adlı tekneye 17.02.2002 tarihinde, SultanK teknesine ise 05.03.2002 tarihi itibari ile yakalanarak tersaneye bağlandığı, yapılan yargılama sonunda bozma öncesi mahkemece 06.06.2006 tarihinde cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak suçundan beraatlerine, kaçakçılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada kaçakçılık suçundan zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği,

kararın temyizde onanarak 29.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kararda suçta kullanıldığı iddia edilen Sultan K 2, Sultan K isimli teknelerin sahiplerine iadesine, karar kesinleşinceye kadar yediemin olarak teslim edilen kişilerde muhafazasına, karar kesinleştiğinde yedieminliğin kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verildiği ve davanın el koyma tarihi olan 17.02.2002 ve 05.03.2002 tarihleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 arasındaki dönem için yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu,

01.06.2005 ile malen sorumluya iade karar tarihi arasındaki dönem için ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacılar Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden.

Davacılara ait gemilere 17.02.2002 ve 05.03.2002 tarihlerinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu,

haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı,

466 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005 tarihi ile malen sorumluya iadesine karar verilen tarih arasındaki el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu ve her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,

koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,” kişilerin uğramış olduğu zararları Devletten isteyebileceği belirtilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 inci maddesinin birinci bendinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan Gebze

1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/72 Esas – 2017/331 Karar sayılı hükmünün 29.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçtikten sonra 17.01.2020 tarihinde açıldığı gözetilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

19. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/2502 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Dava Konusu
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7991
Karar No
2024/37
Tarih
8 Ocak 2024
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7752 K.2026/1868
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7728 K.2024/7024
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7713 K.2023/867
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7437 K.2025/560
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7435 K.2025/2506
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7316 K.2026/3584

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.