İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/9175 Karar: 2024/4819 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/9175 K.2024/4819

12. Ceza Dairesi 2022/9175 E. , 2024/4819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/797 E., 2022/1432 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesin

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/9175 E. , 2024/4819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/797 E., 2022/1432 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesin

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/9175 E. , 2024/4819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/797 E., 2022/1432 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle 225.151,21 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile 78.804,46 TL maddi tazminatın 01.09.2011 tarihinden, 10.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın hatalı hesaplandığından 5.024,54 TL olması gerektiği, faizin 04.07.2011 tarihinden başlaması gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 16.000,00 TL olması gerektiğini, vekalet ücretinin 2.522,94 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendine ait şahıs şirketinin bulunduğunu, haksız tutuklama nedeni ile işini kapatmak zorunda kaldığını, daha önce şirketinin kar ettiğini, hükmedilen tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/20 Esas, 2017/237 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 04.07.2011 - 22.03.2012 tarihleri arasında 262 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında beraatine karar verildiği, kararın 13.09.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 20.02.2018 de tebliğ edildiğini, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda daha önce açılmış herhangi bir tazminat davasının bulunmadığı, davacının tutuklanmadan önce ticari işletmesinin bulunduğu, bu şahsi işletmenin faaliyetlerinin davacının tutuklanmasından sonra 31.08.2011 tarihinde sonlandırılıp vergi kaydının kapatıldığı, dosya bütün halinde Bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve günlük tutar uygun bulunduğunu, bu kapsamda davacının 2011 yılı Gelir ve KDV beyannameleri dikkate alındığında, davacının tutuklandığında gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerden günlük net 450,63TL gelir elde ettiği anlaşılmış, hesaplama yapılırken davacının tutukluyken işletmesinin faaliyetinin sonlandırılmış olduğu 31.08.2011 tarihinden sonraki kazanç kaybı ve davacının dosya kapsamında yapılan 35 günlük mahsup işlemi dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, mahsup edilen 35 günlük süre ile 04.07.2011-31.08.2011 tarihleri arasında işletmenin faaliyetinin ve gelir elde etmesinin kesintisiz olarak devam ettiği dikkate alınarak bu tarihler arasında maddi kazanç kaybının olmadığı göz önünde bulundurup bu tarihler arası dışlanarak davacının maddi kazanç kaybı için hesaplama yapıldığını, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, göz altı tarihinin üzerinden 8 yıllık bir süre geçmiş olması ve bu tarihler arasında işleyecek faiz miktarı, hak ve nesafet kurallarına uygun, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, haksız ve sebepsiz zenginleşmeye meydan vermeyecek şekilde ve işleyecek faiz miktarı da göz önüne alınarak makul bir miktar olmak üzere manevi tazminata hükmedildiği kanaatine varıldığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin mmaddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla