Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4 E. , 2024/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/576 E., 2022/209 K. SUÇLAR : Şantaj, hakaret, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4 E. , 2024/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/576 E., 2022/209 K. SUÇLAR : Şantaj, hakaret, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında şantaj, hakaret, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereği verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında şantaj, hakaret, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; dosya kapsamına ve 28.01.2016 tarihinde sanığın tekrar savunmasının alınmış olmasına göre zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden hukuka aykırı şekilde verilen düşme kararının bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; iddianamede sanığa yüklenen suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 20.03.2014 tarihinden itibaren 8 yıl 1 ay geçmekle asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Şantaj, Hakaret, Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme, Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi uyarınca derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alındığında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilirken, hakaret suçu yerine tehdit suçunun yazılması ve uygulanan kanun maddesinin "67/1.e ve 67/4" şeklinde yanlış gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki "tehdit," ibaresinin "hakaret" ibaresi ile ve "açılan kamu davasının 67/1.e ve 67/4 maddesi gereği DÜŞÜRÜLMESİNE," ibarelerinin "açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Görüntü veya Seslerin Kayda Alınması Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın cinsel ilişki sırasında mağdurun görüntülerini gizlice kaydetmesi biçiminde sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında düzenlenmiş ve 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmüş olup, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi uyarınca bir kat artırım uygulandığında ise hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarının 2 yıl ila 6 yıl arası olabileceği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin üçüncü fıkrasının "Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur." şeklindeki hükmü ve aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 5237 sayılı TCK’nın 67. maddesinin dördüncü fıkrası gereği 22 yıl 6 ay olacağı, dolayısıyla gerek 20.06.2013 olan suç tarihinden itibaren 22 yıl 6 aylık kesintili gerek sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 20.03.2014 tarihinden itibaren 15 yıllık asli zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihi olan 19.04.2022 tarihinde dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla Dairemizce verilen bozma ilâmında yer alan; "Adli emanete alınan mağdura ait görüntülerin kaydedildiği dizüstü bilgisayar ile görüntülerin aktarıldığı flash bellek bir bilirkişiye inceletilip, çekimin başlangıcı, devamı ve sona ermesi sırasında çekim cihazının bulunduğu yer ile mağdur arasındaki mesafeye, tarafların konumuna ve tespit edilebilen durumlarına göre, mağdurun çalışır vaziyetteki çekim cihazının varlığından haberdar olup olmadığı, çekimi fark ettiği izlenimini uyandıracak bir davranışının bulunup bulunmadığı, çekim yapan cihaza ısrarla bakıp bakmadığı ve odaklanıp odaklanmadığı, özetle görüntülerinin bilgisi dahilinde kaydedilip kaydedilmediği ile hangi tarih veya tarihlerde kaydedildiği hususlarını denetime olanak verecek şekilde açıklayan rapor düzenlettirilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye ve dosyada mevcut görüntülerden mağdurun herhangi bir zorlama olmaksızın rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşıldığına dair yasal olmayan gerekçeye dayalı olarak sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat kararı verilmesi," biçimindeki bozma nedeninin gereğinin yerine getirilmesi suretiyle bir karar verilmesi yerine, suçun asli dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıl olduğuna ve zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 20.03.2014 tarihinden itibaren 8 yıl 1 ay geçmekle asli dava zamanaşımı süresinin dolduğuna dair 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin üçüncü fıkrasını göz ardı eden yanılgılı kabule dayalı olarak, sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.