İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/491 Karar: 2025/5740 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/491 K.2025/5740

12. Ceza Dairesi 2024/491 E. , 2025/5740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/914E., 2023/998K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/491 E. , 2025/5740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/914E., 2023/998K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/491 E. , 2025/5740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/914E., 2023/998K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/654E.,2022/605K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesindesuçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından CMK'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hükmün ,"Dosyada mevcut bilirkişi raporunda yapılan müdahaleler olan temizlik amaçlı kazı yapılması 2863 sayılı Kanun'a göre fiziki müdahale kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; Mahkemece, mahallinde arkeolog ve inşaat mühendisi bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilip, sanık savunması ile eylemin örtüşüp örtüşmediği ve toprak yapısının savunmaya uygun olup olmadığı hususlarının tespiti ile eylemin 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca, dava konusu sit alanına, fiziki müdahale niteliğinde olup olmadığı belirlenerek, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yukarıda yazılı Yargıtay içtihadı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, mevcut hal üzerinden yazılı şekilde hükmün kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme hükmünün tamamen kaldırılarak,"....Tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE, Beraatine karar verilen sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücretine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından Mülga ... ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12/11/1999 tarih ve 1123 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanında kaldığı tespit olunan ... ilçesi Ortahisar Beldesi 25 pafta, 5779 nolu parselde kayıtlı taşınmazda evin avlusunda yaklaşık 3 metre uzunluğunda 2 metre genişliğinde 1,5-1,8 metre boyunda bir çukurun olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1.TCK'nın 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında davaya konu taşınmazı 2019 yılında satın aldığını, bahçede temizlik yaptığı sırada önceden kazılmış olan çukurun ortaya çıktığını kendisinin herhangi bir kazı yapmadığını beyan ettiği, tanık beyanlarının da sanığı doğrular şekilde olduğu anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma üzerine icra edilen keşif neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmazın bahçesinde 3x3,5 metre ebadında ve 2 metre derinliğindeki çukurun incelenen uydu görüntülerine göre de ne zaman oluştuğunun tespit edilemediğinin belirtildiği, bozma öncesinde dosyaya sunulan 09.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda da uydu görüntüleri incelendiğinde çukurun geçmiş tarihlerde mevcut olup olmadığına dair net bir tespit yapılamadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;" Sanık özet olarak, taşınmazı 29/11/2019 tarihinde satın aldığını, bahçeyi temizlediğinde çukuru gördüğünü her hangi bir müdahalede bulunmadığını beyan ederek atılı suçlamayı inkar ettiği, Yargılama sırasında yapılan ve bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu eylemin gerçekleştiği 3. Derece doğal sit alanı kaldığı, temizlik amaçlı kazı ile mevcut olan çukurun ortaya çıktığı ve doğal yapıya zarar verdiği yönünde görüş bildirildiği, Dosya içerisinde olay yerine ilişkin fotoğrafların bulunduğu anlaşılmıştır. 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde, tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların cezalandırılacağı hüküm altına alındığı, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiş ise de; temizlik yaptığı sırada çukurun ortaya çıktığı, bilirkişi raporunda yapılan müdahaleler olan temizlik amaçlı kazı yapılması 2863 sayılı Kanun'a göre fiziki müdahale kapsamında olduğu, yine alınan bilirkişi raporunda doğal yapının zarar gördüğünün belirtildiği, dolayısıyla sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve savunmalarına itibar edilmediği," gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,"Her ne kadar sanığın, 3 derece doğal sit alanındaki Ortahisar Beldesi 25 pafta, 5779 numaralı parselde bulunan taşınmazda bahçe girişinin doğusunda 1 m. alt kotta 23 m.² çukur, izinsiz alan açmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunduğu, bu şekilde de 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği iddiası ve anılan Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, Sanığın savunmalarında, taşınmazın kendisine ait olduğunu, rölöve proje çalışmalarının yapılabilmesi için bahçeyi çöp ve otlardan temizlediği sırada çukurun ortaya çıktığını, taşınmazı 2019 yılında satın aldığını, herhangi bir müdahalede bulunmadığını beyan ettiği, Sanığa ait taşınmaza ilişkin hazırlanan rölövenin, ... Kapadokya Alan Komisyonunun 31.07.2021 tarih ve 1407 sayılı kararı ile uygun bulunduğu, Olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 09.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazda yapılan temizlik amaçlı kazı ile mevcut olan çukurun ortaya çıkarıldığı ve doğal yapıya zarar vermediğinin, 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmazın bahçesinde 3x3,5 metre ebadında ve 2 metre derinliğindeki çukurun incelenen uydu görüntülerine göre de ne zaman oluştuğunun tespit edilemediğinin belirtildiği cihetle,Tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından" gerekçesiyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak hükmün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise,Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla