Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/461 E. , 2025/6034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2412E. - 2023/2184K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/461 E. , 2025/6034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2412E. - 2023/2184K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2019/439 (E), 2021/839 (K). sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-c maddesi gereği beraatine karar verilmiş, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sit tescil kararının müvekkiline tebliğ edilmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından 12.03.2019 tarihinde TMTVYK'nın 26.10.1984 tarih ve 466 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen ve sınırları .. 2 Numaralı KTVKBK''nun 18.04.2007 tarihli ve 2912 sayılı kararı ile son şeklini alan A Tepe Tümülüsü çevresinde iş makinesi ile çalışma yapıldığına ilişkin ihbar üzerine aynı tarihte yerinde yapılan inceleme neticesinde, Tümülüsün güney ve güney batı kısmında alınan toprağın bu yönde hemen zeminin üzerine serildiğinin tespit edildiği, yapılan izinsiz uygulama ile tümülüsün güney eteğinin bütünlüğünün bozularak zarar verildiğinin tespit edildiği, şüphelinin 27.03.2019 tarihinde soruşturma aşamasında alınan savunmasında suçlamaya konu alana konteynır koymak için düzleme yaptığı ve koyacağı yere toprak döktüğünü beyan ettiği, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2019 tarihli ve 2019/1103 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında 1. derece arkelojik sit alanı olarak tescil edilen alanda .. ve çevresinden toprak alarak demir profillerle ızgara şeklinde oluşturulmuş konstrüksüyon yerleştirmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, .. .. Müzü Müdürlüğünün 24.10.2019 tarih ve E.881150 sayılı yazıları ile A Tepe Tümülüsü ve çevresinde 23.10.2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede 1.derece arkeolojik sit Alanı içinde kalan Tümülüsün doğu kısmında 01.08.2019 tarihinde tespit yapılan izinsiz beton dökülen (bu eylem yönünden 2019/2880 soruşturma numaralı dosya üzerinden daimi arama kararı verildiği) alanın üzerinin çelik konstrüksiyon çatı ile kapatıldığının tespit edildiğine ilişkin 24.10.2019 tarihli uzmanlık raporunun gönderilerek suç duyurusunda bulunulması üzerine Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2020 tarihli ve 2020/435 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın 12.03.2019 tarihli eyleminden sonra aynı suç işleme icrası kapsamında eylemlerine devam ettiği, zincirleme suç hükümleri uygulanma koşulları değerlendirilmesi maksadıyla birleştirme talepli kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır. Suçlamaya konu taşınmaza ait tapu kaydında, taşınmazın bir bölümünün 1.derece arkeolojik sit alanında bulunduğuna dair 30.11.2010 tarihli şerh olduğu anlaşılmıştır. .. 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28.03.2019 tarihli ve11022 karar sayılı kararlarına göre, izinsiz uygulamalar ile ilgili soruşturma bulunduğundan yeniden suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığına, izinsiz uygulamaların müze müdürlüğü denetiminde ilgili Belediyesince kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "Sanık taşınmazı 2003 yılında edinmiş olup, 2010 yılında taşınmazın bir bölümünün 1.derece sit alanı olduğuna ilişkin tapu kaydına şerh düşülmüştür. 2863 Sayılı yasanın 65.maddesi "Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına tahribine, yok olmasına veya ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin almaksızın inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar cezalandırılır" düzenlemesini haizdir. Aynı kanunun 7/6.maddesi ise "tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararları 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilir" düzenlemesini haizdir. Dolayısıyla tescil kararının malike tebligat kanunu uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği açıktır. Somut olayda tebligat kanununa göre malike tebligat yapılmadığı anlaşıldığından sanığın haberdar edilmediği kabul edilerek, yüklenen suçlar açısından sanığın kastının bulunmadığı" gerekçesiyle sanığın 5271 sayılı CMK'nun 223/2-c maddesi gereği beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak yürütülen yargılama sırasında icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 17.04.2023 havale tarihli heyet bilirkişi raporuna göre davaya konu edilen izinsiz uygulamaların keşif günü mevcut olmadığı, tamamının kaldırıldığı, Tümülüsten toprak alarak başka yere düzeltme yapılması amacıyla dökülmesi eylemi ile ilgili olarak ise üzerinden geçen zaman nedeniyle bir gözlem yapılamadığı, davaya konu izinsiz uygulamaların kaldırılması sonucu sit alanında bir zarar meydana gelmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında talimat yoluyla alınan savunmasında; her iki iddianamede belirtilen eylemleri kendisinin yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince davaya konu yere ilişkin sit tescil kararları ile ilan tutanaklarının dosya kapsamına alındığı, anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yürütülen yargılama neticesinde;"... Bilirkişi raporunda özetle; suça konu parselde bulunan izinsiz uygulamaların keşif gün parselde bulunmadığı, parselin boş olduğu, taşınmazın 1.derece arkeolojik sit alanı sınırları içinde ollduğu, tümülüsün güney yamacından toprak alınması ile ilgili olarak olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle herhangi bir gözlem yapılamadığı, yüzeyde bazı seramik bulguların olduğu, suça konu uygulamaların kaldırılmış olması nedeniyle zarar oluşmadığı bildirilmişse de; .. Müze Müdürlüğünün 12/03/2019, 01/08/2019 ve 24/10/2019 tarihli rapor ve rapor ekindeki fotoğraflardan açıkça 1.derece arkelojik sit alanında kalan sanığa ait 479 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan tümülüsün güney ve doğu eteklerine fiziki ve inşai müdahalelerde bulunulduğu, tümülüsün bütünlüğünün bozulması suretiyle zarar verildiğinin anlaşıldığı, sanığın savunmalarında, her iki uygulamaları da kendisinin yaptığını, ancak sit alanında olduğunu bilmediğinden bahisle suçlamayı kabul etmemişse de, 2007 tarihli sit kararının o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre mahallinde ilan edildiği gibi 12/03/2019 tarihli müze müdürlüğü raporundan anlaşılacağı üzere izinsiz uygulamalar tespit edilerek imalatın durdurulması ve sanığın 27/03/2019 tarihli ifadesi ile 479 ada 6 persel sayılı taşınmazının sit alanında olduğunu öğrenmesine rağmen aynı parselin doğu tarafında yine aynı suç işleme kararı ile eylemlerine devam ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın bu yöndeki savunmasına itibar edilemeyeceğinden suç işleme kastının bulunmadığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı; ikinci iddianameye konu tümülüsün doğu tarafındaki ilk eylemin 01/08/2019 tarihinde tespit edilmiş olması ve ilk iddianame tarihinin de 12/09/2019 olması karşısında sanığın lehine olmak üzere eylemlerini 12/09/2019 tarihinden önce tamamladığı, sanığın aynı parselin sit alanında kalan güney- güneydoğu ve doğu taraflarındaki eylemlerini aynı suç işleme kararı ile hukuki kesintiden önce gerçekleştirdiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğundan sanığın suç kastının bulunmadığından CMK.nun 223/2-c maddesi gereğince beraatine yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamındaki 17.04.2023 havale tarihli heyet bilirkişi raporuna göre sanığın kendisine ait ve 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmaz üzerinde gerçekleştirdiği davaya konu edilen izinsiz uygulamaların keşif günü mevcut olmadığı, tamamının kaldırıldığı, Tümülüsten toprak alarak başka yere düzeltme yapılması amacıyla dökülmesi eylemi ile ilgili olarak ise üzerinden geçen zaman nedeniyle bir gözlem yapılamadığı, davaya konu izinsiz uygulamaların kaldırılması sonucu sit alanında herhangi bir zarar meydana gelmediğinin tespiti karşısında sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden .. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca .. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.