Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/490 E. , 2025/6038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1310E., 2023/1398K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/490 E. , 2025/6038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1310E., 2023/1398K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2020/724 (E) ve 2021/201 (K) sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından CMK'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hükmün ,"Sanığın 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, beaat kararı verilmiş ise de, 1-Yargılamaya konu yerin sit alanı olarak tescil edilmesine dair ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.11.1999 gün ve 1123 sayılı kararının Resmi Gazetede yayımlanıp yayımlanmadığı ve kararın mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediği hususları araştırılarak, buna dair belgeler getirtilip, Yetkili kurumlardan dava konusu yeri gösterir şekilde eylemin tespit tarihinden geriye doğru zamanaşımı süresine tekabül eden 8 yıllık (her yıl için yeterli sayıda) uydu görüntüleri dosyaya getirtilip, inşaat mühendisi, arkeolog ve fen bilirkişilerinin katılımı ile olay yerinde keşif yapılarak, Somut olayda dava konusu yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığının, eylemin 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesi uyarınca fiziki ve inşai müdahale niteliğinde olup olmadığının, İddiaya konu yapılarda kullanılan malzemelerdeki renk değişimi, korozyon, yıpranma ve karbonlaşma oranı gibi kriterlerden ve uydu görüntülerinden yararlanılarak, ne zaman yapıldıkları ayrı ayrı tespit edilerek, Suça konu yapının içinde bulunduğu taşınmazı 05.04.2016 tarihinde devir eden ...'ın mirasçıları davet edilerek, CMK'nun 48. maddesi gereğince tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra, izinsiz uygulamaların yapımına dair tanık sıfatıyla beyanına başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, mevcut hal üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanığın CMK'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... Sanığın savunmalarında, dava konusu taşınmazı satın aldığında uygulamaların var olduğunu, sonradan müdahalesinin olmadığını beyan etmesi, tapu kaydına göre sanığın taşınmazı edinme tarihinin 05.04.2016 olması, 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda, keşif tarihinde konteynerin kaldırıldığı ancak kaidenin, zemindeki beton parke imalatının ve demir profilden yapılan sundurmanın mevcut olduğu ve taşınmazda 2013 yılına ait uydu görüntülerinde konteyner görülmekte olup 2014 yılı Kasım ayı uydu görüntülerinde parsel üzerinde bir adet konteyner olduğunun değerlendirilmesi, 28.03.2022 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesine yönelik bilirkişi raporunda, taşınmaza ait 2005-2016 yılları arasında herhangi bir yapı olmadığı, 2020 yılına ait hava fotoğrafında parselin kuzeydoğu köşesinde yapı olduğunun tespit edilmesi, 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda izinsiz yapılan ilk kez 08.11.2014 tarihli uydu görüntüsünde olduğunun belirtilmesi ve 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise 15.08.2013 tarihli uydu görüntüsünde konteyner ve sundurma mekanları görülmemekte olduğu, diğer uydu görüntülerinde ise mekanların net olarak görülememekte olduğu belirtilerek uygulamaların tamamının yeni yapı niteliğinde olduğunun değerlendirilmesi karşısında; Mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin de giderilmesi suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin çelişkili raporlar ile yetinilerek ve tanık beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulması," gerekçeleriyle hükmün bozulduğu, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanık üzerine atılı suçun TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olması nedeni ile sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesine göre düşmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Yerel Mahkeme hükmündeki hukuka aykırılığın" Tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE, Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücretine, resen tespit olunacak nedenlere vekalet ücretine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından ... Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünün 12.11.1999 gün ve 1123 sayılı kararı ile belirlenen 1.Derece Doğal Sit Alanı içinde kalan .. İlçesi .. Mahallesi 714 ada, 37 nolu parselde kayıtlı taşınmazda sanık ... tarafından izinsiz olarak parselin kuzeydoğu köşesinde zemine beton dökülerek üzerine konteyneri yerleştirdiği konteynerin ön kısmına kilit parke taş döşediği ve yine betondan iki merdiven basamağı ile demir profilden sundurma yaptığının tespit edilmesi üzerine yürütülen soruşturma neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1.TCK'nın 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında suça konu taşınmazı 2016 yılında satın aldığını, kendisinin satın aldığı sırada da aykırılıkların mevcut olduğunu herhangi bir müdahalesi bulunmadığını beyan ettiği, tanık beyanlarının da sanığı doğrular şekilde olduğu anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece çelişki giderilmesi amacıyla aldırılan 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise suça konu aykırılıkların ilk kez 08.11.2014 tarihli uydu görüntülerinde tespit edildiği, taşınmaz üzerindeki inşaat imalatlarındaki aşınma, dökülme, çatlama, renk solması ve paslanma durumlarından da, söz konusu uygulamaların 2014 yılında yapıldığına ilişkin tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;" 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde, tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların cezalandırılacağı hüküm altına alındığı, 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, uydu görüntüleri incelendiğinde; 09/03/2021 tarihinde yapının yıkıldığını, yapının ilk kez 2014 yılında göründüğünün belirtildiği, böylece sanığın üzerine atılı 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçu cezasının üst sınırı ve alt sınırı itibari ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan zaman aşımına tabi olduğu, bu süre içerisinde zaman aşımını kesen herhangi bir olay veya olgunun bulunmadığı anlaşıldığından," gerekçeleriyle TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olması nedeni ile sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesine göre düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,"Sanığın savunmalarında, taşınmazın kendisine ait olduğunu, 05.04.2016 tarihinde satın aldığını, var olan konteyneri kendisinin kaldırdığını, herhangi bir müdahalede bulunmadığını savunduğu, Sanığın taşınmazı satın aldığı ... mirasçılarından tanıklar ... ve ...'ın, taşınmazı sanığın aldıktan sonra müdahalede bulunmadığını belirttikleri, 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda, keşif tarihinde konteynerin kaldırıldığı ancak kaidenin, zemindeki beton parke imalatının ve demir profilden yapılan sundurmanın mevcut olduğu ve taşınmazda 2013 yılına ait uydu görüntülerinde konteynerin görülmekte olup 2014 yılı Kasım ayı uydu görüntülerinde parsel üzerinde bir adet konteyner olduğunun değerlendirilmesi, 28.03.2022 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesine yönelik bilirkişi raporunda, taşınmaza ait 2005-2016 yılları arasında herhangi bir yapı olmadığının, 2020 yılına ait hava fotoğrafında parselin kuzeydoğu köşesinde yapı olduğunun tespit edilmesi, 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda konteyner ve sundurma mekanların ilk kez 08.11.2014 tarihli uydu görüntüsünde olduğunun belirtilmesi ve 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise 15.08.2013 tarihli uydu görüntüsünde konteyner ve sundurma mekanların görülmemekte olduğunun, diğer uydu görüntülerinde ise mekanların net olarak görülememekte olduğunun belirtilmesi, 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise ilk defa yapıların görüldüğü uydu görüntüleri ve izinsiz uygulamaların inşaat imalatlarındaki özelliklerinden uygulamaların 2014 yılında yapıldığı kanaatinin bildirilmesi, tapu kayıtlarına göre de, taşınmazın edinme tarihinin 05.04.2016 olması karşısında, davaya konu edilen izinsiz yapıların, sonradan ölen, taşınmazın önceki kayıt maliki tarafından yapılmış olma ihtimalinin bulunduğu cihetle, Tüm dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından" gerekçesiyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak hükmün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, .. Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.