Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/840 E. , 2025/1230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/305 E., 2022/190 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön in
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/840 E. , 2025/1230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/305 E., 2022/190 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, TCK'nın 62, 52/2,53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve 2018/2695 Esas, 2022/4787 Karar sayılı kararı ile " zarar suçunun oluşumu için, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescilli olmasının arandığı, dava konusu kazı fiilinin gerçekleştirildiği yerin, tescil edilmemiş olsa dahi 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz bulunmakla beraber, tescilli olmadığından 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesine göre zarar suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında anılan düzenleme uyarınca “korunması gerekli kültür varlığının zarar görmesine kasten sebebiyet verme” suçundan mahkumiyet hükmü tesisinin mümkün olmadığı, ayrıca sanığın savunmasında suça konu 2 metre derinliğindeki kazı çukurunu kendisinin açmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemesi, sanığın kazı yaparken yakalandığına dair suç üstü halinin söz konusu olmaması karşısında savunmasının aksine sanığın izinsiz kazı suçundan mahkumiyetine dair delil elde edilememesi dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, beyanlar arasında çelişki olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Dazkırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/74 esas sayılı iddianamesi ile; sanığın kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suçundan 2863 sayılı Yasa'nın 74/1, 5237 Sayılı TCK'nın 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanığın savunmalarında " Ben suçlamayı kabul etmiyorum ben sadece traktörümle arkadaşımın tarlasını ücreti karşılığında sürdüm, tarlayı daha sonra susam ekmek üzere sadece sürüp nadasa bırakmıştık, bu da yanlış hatırlamıyorsam şubat ayıydı, ben tarlayı sürmek dışında herhangi bir yer kazmadım, ama daha önce kazılmış tarlada bazı yerler vardı kim kazmış neden kazmış bilmiyorum, beni kimse de şikayet etmedi ama traktörün izinden benim sürdüğümü anlayan jandarma sadece ifade vereceksin deyip ifademi almıştı, yoksa benim tarlayı kazdığımı söyleyen gören kimse yoktur, ben tarlayı sürdüğüm sırada yalnızdım, ben önceki ifadem de tarlanın ortasında bulunan düzgün bir taşı halat bağlayıp traktörle çektiğimi söylemedim böylede yapmadım, iddianamede neden böyle yazıldığını da bilmiyorum, ben kesinlikle kazı yapmadım, suçsuzum beraatimi isterim .'' şeklinde beyanda bulunduğu, dosya kapsamında mevcut arkeolog bilirkişi raporunda, suça konu tümülüsle ilgili herhangi bir tespit ve tescil kaydında rastlanmadığı ancak 6. madde kapsamında bulunduğunun belirtildiği, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinde, “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ... iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır” düzenlemesine yer verilerek, zarar suçunun oluşumu için, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescilli olmasının arandığı, dava konusu kazı fiilinin gerçekleştirildiği yerin, tescil edilmemiş olsa dahi 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz bulunmakla beraber, tescilli olmadığından, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesine göre zarar suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında anılan düzenleme uyarınca “korunması gerekli kültür varlığının zarar görmesine kasten sebebiyet verme” suçundan mahkumiyet hükmü tesisinin mümkün olmadığı, ayrıca sanığın savunmasında suça konu 2 metre derinliğindeki kazı çukurunu kendisinin açmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemesi, sanığın kazı yaparken yakalandığına dair suç üstü halinin söz konusu olmaması karşısında savunmasının aksine sanığın izinsiz kazı suçundan mahkumiyetine dair delil elde edilememiş olduğu anlaşılmakla her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı ve ayrıca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a -e maddeleri uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, " Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 223/2-a-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi" Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi hükümden çıkarılarak yerine, "Sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine"" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.