İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4518 Karar: 2024/5260 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4518 K.2024/5260

12. Ceza Dairesi 2023/4518 E. , 2024/5260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3950 E., 2023/1188 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4518 E. , 2024/5260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3950 E., 2023/1188 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4518 E. , 2024/5260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3950 E., 2023/1188 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekilinin tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının haksız el koyma nedeniyle 5.000.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece eksik inceleme neticesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, el koyma tedbiri için makul şüphenin oluşmadığını, müvekkilinin iş insanı olduğunu, daha önce de birçok kez altın getirdiğini, CMK 141 madde kapsamında zarar gördüğünden zararının giderilmesi gerektiğini, haksız el koyma nedeniyle mal varlığı değerleri üzerinde tasarrufta bulunmadığından gelir kaybı oluştuğunu, ticari hayatının durduğunu, örnek Yargıtay kararları kapsamında karar verilmesi gerektiğini, davacının kuyumcu olduğu, haksız el koyma nedeniyle itibar ve prestij kaybı yaşadığını, munzam zararının oluştuğunu, davanın kabulü gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1004 Esas - 2019/1504 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait olan 22.720 gram net külçe ve 1.150 gram net işlenmiş altına 04.08.2019 tarihinde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında elkonulduğunu, yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine ve elkonulan malların iadesine hükmedildiği, hükmün 27.12.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Bu açıklamalar ışığında, uygulamada haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesine karar verildiği, haksız elkoyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı, 5271 sayılı CMK'nin 141/1-j maddesinde elkoyma koruma tedbirine dayalı tazminatı, ''eşyasına koşulları oluşmadığı halde elkonulması'', ''korunması için gerekli tedbirlerin alınmaması'' ve ''zamanında geri verilmemesi'' ile sınırlanmıştır. Bu bağlamda el konulan davacının üzerinde ele geçen, 22720 net külçe ve 1150 gram net işlenmiş altına gümrüklenmiş değer bedelinin bilirkişi raporları ile tespit edildiği; bu bedelin mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararında karar kesinleştiğinde el konulan malvarlığının davacıya iadesine karar verildiği; el konulan altınların 5607 Kaçakçılık Kanunu hükümlerini ihlal ederek eşyaları gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda sokulmaya çalışması nedeniyle eşyaya koşullar oluştuğundan el koyma işlemi yapıldığı, altınların korunması için gerekli tedbirlerin alındığı, değer bedel testinin yapıldığı ve yargılama sonucunda karar kesinleştiğinde davacıya teslimine karar verildiği bu nedenle davacıya maddi tazminat ödenme koşullarının oluşmadığında reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 04.08.2019 tarihinde usulüne uygun bir biçimde elkonulan altınların 24.12.2019 tarihinde karar kesinletiğinde aynen iadesine karar verildiği, elkoyma nedeniyle iade edildikten sonra satılmasına engel bir zarar meydana geldiğine dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, aynen iade edilen altınlar bakımından tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla