KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/4843 E., 2024/4280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/118 E., 2023/59 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 470.116,00 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 21.637,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,
Dairemizce davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, verilen kararın davalı açısından kesin olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna, sair nedenlere ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/181 Esas - 2015/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.02.2011 – 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiğinden tebliğnamede manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretin aşılması suretiyle nisbî vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün üçüncü (3.) fıkrası tamamen çıkarılarak yerine "5271 sayılı CMK'nın 142/9. fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az,
ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4843, K. 2024/4280, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama