Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5254 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/146 E. 2014/471 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5254 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/146 E. 2014/471 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450 Y TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. Maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2008 tarihli ve 2007/445 Esas, 2008/87 Karar sayılı kararının 09.04.2008 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 18.07.2010 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 105/1. Maddesinde tanımlanan basit cinsel saldırı suçunu işlediği ve Biga Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 25.12.2013 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15/07/2014 tarihli ve 2014/146 Esas, 2014/471 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, Sanığın yokluğunda verilen 15.07.2014 tarihli kararın tebliği için adı geçen sanığın bildirdiği en son adresi esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde, doğrudan “Mernis Adresi” ibareleri ile Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesinin usule aykırı olmasından dolayı sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 15.07.2014 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 15.07.2022 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.