Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6143 E. , 2024/2461 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E. 2022/246 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının İstemi Üzer
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6143 E. , 2024/2461 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E. 2022/246 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/76 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 12.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 06.09.2023 tarihli ve 94660652-105-33-15768-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97471 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97471 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun ''adlî sicil bilgilerinin silinmesi'' başlıklı 9/1. maddesinde yer alan; (1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. '' şeklindeki, Benzer bir olaya ilişkin verilen Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/12/2016 tarihli ve 2016/17671 esas, 2016/15150 sayılı ilamında; sabıkasındaki silinme koşulları oluşan cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine engel olmayacağının belirtildiği, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02/05/2018 tarihli ve 2018/3693 esas, 2018/8150 karar sayılı ilamında yer alan; sanığın suç tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olan ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağının belirtildiği, bu suretle adli sicilden silinme koşulları oluşan önceki mahkûmiyet hükümlerinin cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine engel oluşturmayacağının kabulünün adalet ve hakkaniyete uygun olacağı, Sanığın adlî sicil kaydındaki Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2004 tarihli ve 2003/311 esas, 2004/36 sayılı kararına ilişkin 6 ay 20 gün hapis cezasının inceleme konusu suçun işlendiği 20/08/2014 tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alındığı ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerin sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel olmayacağı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde düzenleme uyarınca, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 20.08.2014 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işleyen sanığın adli sicil kaydında bulunan 10.11.2003 tarihinde işlediği Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçunun 29.05.2004 tarihinde infaz edildiği, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2/1 ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8/1-b maddeleri uyarınca dolandırıcılık suçundan verilen cezaların adli sicilden silinme şartı olan on yıllık sürenin, infaz tarihinden incelemeye konu suç tarihine kadar dolmuş olması nedeniyle, sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamın silinme koşullarının oluştuğu, suç tarihinden önce silinme koşulları oluşan hapis cezası dışında başkaca hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında, tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuş, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/76 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; ''Hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının devamına, “Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20TL'den sanığın neticeten 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bendinin eklenip, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte hüküm içinde bulunan TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün ve hükmün altıncı fıkrasında ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına'' ibaresindeki sonraki kısmın da hükümden çıkarılması, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.