Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6310 E. , 2025/7217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/ 5138 E., 2023/ 2316 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükm
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6310 E. , 2025/7217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/ 5138 E., 2023/ 2316 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 470.050,-TL ardiye ve 60.675,- ABD Doları demuraj bedelinin el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve el konulan malların el koyma tarihindeki rayiç bedelleri üzerinden el koymadan iadeye kadar eşyalara işleyecek faiz için 417.195,72 TL maddi tazminat ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabülüne karar verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/7332 Soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 5607 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesine muhalefet suçundan 08.02.2021 tarihinde 15 konteyner muhdeviyatı toplam 409.260 kg rulo halinde sac cinsi eşyasına el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen karara istinaden Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü vekili tarafından Sulh Ceza Hakimliği nezdinde yapılan itiraza karşı Bakırköy 5.Sulh Ceza Hakimliği'nin 27/05/2021 tarihli 2021/3216 D.İş kararı ile itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği,Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; el koyma kararına konu eşyalara 08.02.2021 tarihinden başlamak üzere KYOK kararına yapılan itirazın reddedilip kararın kesinleştiği 27.05.2021 tarihi arasında el koyma işleminin uygulandığının bildirildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince; ''... İthalatçı firmanın yetkili veya temsilcisinin Gümrük Yönetmeliğinin Ek 23 de kayıtlı eşyaların tahlilini ve Gümrük Kanununun 41. Maddesi Yönetmeliğinin 87/4 maddesi uyarınca işlemlerini gerçekleştirmiş olsa idi bu soruşturma ve dava konusunun oluşmayacağı, idari ve yargı sürecinin makul sürede tamamlandığı, ayrıca dosya içeriği bilgi ve belgelerden bahse konu eşyaların beklemesinden dolayı her hangi bir evsaf kaybı olduğuna dair yükümlüsünce ortaya konmuş bir raporun olmadığı, eşyalar için el koyma kararı verildiğinde Gümrük İdaresine 15 adet konteynerin içinde bulunan eşyaların boşaltılması için yazılı talepte bulunulsa idi, idare tarafınca boşalma talebinin karşılanacağının ve konteynerler için demuraj ödemek zorunda kalınmayacağına ilişkin yapılan tespit, firmanın bu yönde gümrük idaresine yönelik her hangi bir yazılı talebine rastlanılmadığı, bu nedenle haksız el koyma ve kasten bekletilme gibi bir durumun olmadığına ilişkin tespitler ile davacı vekilinin dilekçesinde de belirtmiş olduğu ve Danıştay 10.Dairesi'nin 2016/14101 Esas - 2017/2888 Karar numaralı onama ilamında da belirtildiği üzere ardiye bedeline dair talebine dair, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 11 inci maddesinin 6 ıncı fıkrasında;“Kaçak akaryakıt hariç el konulan ve alıkonulan her türlü eşya, yük hayvanı ve taşıtların muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masraflar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanır." hükmü ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanuna Göre El Konulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 14.maddesinde yer alan; “ (1) Kaçak akaryakıt hariç el konulan veya alıkonulan her türlü eşya ve taşıtın muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masraflar, döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanır." hükmünden de anlaşılacağı üzere yapılan masraflara ilişkin giderlerin de dava yolu ile mahkememizden değil idari yol ile ilgili kurumdan istenebileceğine ilişkin hüküm ve CMK' nın 141/1 j ) deki "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,,, "şeklindeki düzenlemede yer alan haksız elkoyma, eşyaların amaç dışı kullanılması, zamanında geri verilmemesi gibi durumların somut dosya kapsamında yer almaması da nazara alınarak davacı tarafça talep edilen Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat isteme koşulları oluşmadığı'' gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat isteme koşullarının oluşmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY YAZISI: Dairemizin 2022/9232 esas sayılı kararı, yine 2023/5727 esas sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Demoraj bedeli ve ardiye bedelinin, hakkında KYOK kararı verilen davacıya ödenmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğu görüşüne katılmıyorum.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 5607 sayılı Kanun'un 3/2. maddesine muhalefetten 15 konteyner sac cinsi eşyaya el konulmuş, soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; davacı ardiye ve demuraj bedeli ile faiz için maddi tazminat istemiştir.
Hukuki İlke: 5607 sayılı Kanun'un 11/6. maddesi ve uygulama yönetmeliği uyarınca el konulan eşyanın muhafaza, depolama ve demuraj gibi masrafları döner sermayeden karşılanıp idari yoldan istenebilir; haksız el koyma, amaç dışı kullanma veya zamanında iade edilmeme bulunmadığından CMK 141/1-j koşulları oluşmaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: El koyma sonrası doğan ardiye/demuraj masrafları için ceza mahkemesinde koruma tedbiri tazminatı değil, döner sermayeye karşı idari yol izlenmeli; el koyma sırasında konteynerlerin boşaltılması için idareye yazılı talep yapılması masraf iddiasını güçlendirir (karşı oy demuraj tazminatını destekliyor).