Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6460 E. , 2024/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/694 E., 2018/1543 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahk
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6460 E. , 2024/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/694 E., 2018/1543 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.02.2023 tarihli ilamıyla basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gereğinden hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince basit yargılama hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek TCK'nın 89/1, 89/2-b, d, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 11.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı değerlendirildiğine, sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağı bulunmadığına, bilirkişi raporlarının kabul edilemeyeceğine, katılanlar vekilinin temyiz itirazı ise vekalet ücretinin hatalı tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Meydana gelen olayda sanık etrafı çevrili ve bahçeli evinde bir onarım yapmakta olup, bu ev umuma açık olmadığı, tadilat yapıldığının evin önündeki inşaat malzemelerinden belli olduğu, bu inşaata sadece inşaat sahiplerinin, orada çalışan işçilerin yada denetlemeye yetkili görevlilerin izin almaksızın girilebileceği, dışarıdan gelen kişilerin için izin verilmedikçe girilmesi yasak olan ve hatta TCK 116. maddede belirtilen suçu da kapsayan bir durum oldğu, inşaat sahibinin yani sanığın bu inşaatın yapımı sırasında ancak bu inşaat alanına girmeye yetkili yada görevli kişileri korumak üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, olayda mağdurun yaralanması nedeniyle sanığa yöneltilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından beraatine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiş, sanık ...'ın ... Mah. ... 16 No:19 adresinde bulunan villada inşaat ve tadilat yaptırdığı ancak çocukların inşaat alanına girmesini engelleyecek uyarı levhası koydurmadığı ve güvenlik şeridi çektirmediği, suç tarihi olan 06/04/2016 günü saat 16:30 sıralarında katılan ...'in arkadaşı ile birlikte bu villaya girdiği, üst katın merdivenine çıkıp indiği esnada merdiven basamağının çökmesi sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde vücudunda hayati fonksiyonlarına orta (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşup, yüzünde sabit eser kalacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın binaya girişi yasaklayan caydırıcı mahiyette uyarıca levhaları koymaması, binanın kapısını açık bırakması sebebiyle olayda asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde beraatine karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına, sanığın taksirle yaralamaya neden olmak suçundan mahkumiyetine bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.