Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1660 E. , 2025/6786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E. 2023/351 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanu
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1660 E. , 2025/6786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E. 2023/351 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ... müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1....Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarih, 2015/104 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mühür bozma suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02/06/2022 tarih, 2021/8433 Esas, 2022/4328 Karar sayılı bozma ilamında;" III. derece doğal sit alanı içerisindeki 1 03... parsel nolu taşınmazda, ilk olarak 09/02/2014 tarihli yapı tatil zaptı ile, 4 katlı çelik konstrüksiyon yapı yapıldığının tespit edildiği, daha sonra 11/03/2015 tarihli ikinci yapı tatil zaptı ile mühür fekki yapılarak inşaata devam edildiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında inşaatın kendisine ait olduğunu, ilk yapı tatil zaptından sonra inşaata devam etmediğini, dava konusu yeri başkasına kiraladığını, inşaatı kiracının tamamladığını ileri sürdüğü, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporu ile, dava konusu yapının kalıcı nitelik arz ettiği ve sit alanının doğal yapısına zarar verdiği, yapı tatil zaptı ile keşif günündeki durum kıyaslandığında inşaata devam edilerek yapının tamamlanmış olduğu hususlarının tespit edildiği, sanık tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinin 16/02/2015 tarihli olup kiracının ... olduğunun anlaşıldığı dosya kapsamında, Kiracı ... hakkındaki suç duyurusunun akıbeti araştırılıp, kamu davası açılmış ise eldeki dava ile birleştirilmek suretiyle, inşaata kim tarafından devam edildiği tereddütsüz şekilde tespit edilerek, mühür bozma suçunun sübuta erip ermediği ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin olarak da TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrası sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından açılan ...Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/32 Esas sayılı dosyanın eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarih, 2022/192 Esas, 2023/351 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mühür bozma suçundan,5237 sayılı Kanun'un 203/1, 62/1, 52/2-4. Maddeleri gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 11... gün hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mühür bozma suçundan,5237 sayılı Kanun'un 203/1, 62/1, 52/2-4. Maddeleri gereğince 8000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.03.2024 tarih, 2024/19862 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında mühür bozma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... hakkında mühür bozma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık ...'nun 09/02/2014 suç tarihinde ...Mahallesi, .............Mevki, 103 ada, 22 parsel numaralı taşınmazında gerekli izinler alınmaksızın inşa faaliyetlerinde bulunulduğunun tespiti üzerine 21/05/2015 düzenleme tarihli iddianame ile atılı suçtan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; yargılama konusu yapılan yerin ...Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile I. ve III. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı, anılan kararın 15/02/1999 tarihinde askıya asılmak ve hoparlörden okunmak suretiyle ilan edildiği, yapılan keşif icrası ve hazırlanan bilirkişi raporuna göre izinsiz olarak yapılan yapının; 4 katlı, betonarme temel hatılları üzerine çelik taşıyıcı elemanlar ile oluşturulduğu, yapının uygulama projesi olmadığı gibi yapının izinsiz ve kaçak olarak yapıldığı, yapım tekniği, kazanılan kapalı alan, kullanım amacı göz önüne alındığında yapının izne ve ruhsata tabi, kullanılan malzeme, kat sayısı ve taşıyıcı sistem dikkate alındığında kalıcı yapılardan olduğu, kalıcı yapının izin alınmadan kaçak olarak inşa edilerek sit alanına müdahalede bulunulduğu, 09/02/20 14... sayılı yap tatil zaptı içeriği ile aykırılıkları tespit edilen ve mühürlenen yapının bundan sonra sanık ... tarafından inşaatına devam edilmediği, ...Noterliği'nin 16/02/20............. yevmiye numaralı sözleşmesi ile sanık ...'ya kiraya verildiği, bundan sonra sanık ...'nın mühür fekki yaparak %70 seviyesinde yarım kalan inşa faaliyetlerine devam ettiği, yapılan ihbar üzerine kolluk kuvvetlerinin 09/03/2015 tarihinde yerinde yaptıkları inceleme ile hazırladıkları aynı tarihli olay yeri görgü tespit tutanağına göre; sanık ...'nın inşa faaliyetlerini %100 seviyesinde tamamladığının anlaşıldığı, (bu şekilde sanık ...'nın 09/02/2014 tarihli mühürleme işleminin hilafına sit alanında inşa faaliyetlerine devam ederek üzerine atılı mühür bozma ve 2863 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarını işlediğinin sabit olduğu) bu tarihten sonra bu defa ...'nın 11/03/20 15... sayılı yapı tatil zaptı ile anılan yapıya 2.kez mühürleme işlemi yapıldığı, bunun üzerine aksi ispatlanamayan sanıklar savunmalarına göre; sanık ...'nın inşaata devam edip yapıyı ticari olarak kazanç sağlanacak bir işletmeye çeviremeyeceğini anlayarak sanık ... ile olan sözleşmesini feshettiği ve yapıdan ayrıldığı, bundan sonra ise kullanıma hazır halde bulunan yapıyı sanık ...'nun yapılan mühürleme işlemlerine aykırı olarak kullanmaya başladığı, bu şekilde sanık ...'nın da üzerine atılı mühür bozma suçunu işlediğinin sabit olduğu, yukarıdan beri izah edildiği üzere; ilk mühürleme işlemine kadar yapılan yasa dışı inşa faaliyetleriyle sanık ...'nın üzerine atılı 2863 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçunun anılan sanık açısından unsurları itibariyle oluştuğu, bundan sonra anılan sanığın inşa faaliyetlerine devam etmemesiyle atılı suç yönünden hakkında TCK 43.maddesinin uygulanamayacağı, sanık ...'ın ise kira sözleşmesinden sonra esaslı nitelikteki inşa faaliyetlerine devam ederek yapıyı kullanıma hazır hale getirmesiyle üzerine atılı 2863 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçunu işlediğinin sabit olduğu, bundan sonra ilgili yapıya 2.kez mühürleme işlemi yapılmasıyla anılan sanığın yapıdan bir fayda sağlamayacağını anlayıp inşaatı terk etmesiyle atılı suç yönünden hakkında TCK 43.maddesinin uygulanamayacağı, tüm bunlardan sonra; sanıkların 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun kapsamında III. derece sit alanlarında hâkim bitki örtüsünün ve doğal yapının korunması amacıyla alınması gerekli izinleri almadan ve onay işlemlerini tamamlamadan yasa dışı inşa faaliyetlerinde bulundukları ve ilgili yapıyı yukarıda bildirilen tarih aralıklarında kullanılabilir duruma getirdikleri, sanıkların bu şekilde yargılama konusu izinsiz inşaatı yapmalarıyla üzerine atılı suçların unsurlarının ayrı ayrı oluştuğu gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafii ve Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Açısından ; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Açısından ; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.