İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2078 Karar: 2025/928 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2078 K.2025/928

12. Ceza Dairesi 2024/2078 E. , 2025/928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2269E. - 2024/171K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2078 E. , 2025/928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2269E. - 2024/171K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2078 E. , 2025/928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2269E. - 2024/171K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.10.2022 tarihli ve 2022/334 Esas, 2022/797 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında kasıt yokluğu nedeniyle sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; taşınmazın sit alanında kaldığına ilişkin karar alınmadan ve ilan yapılmadan önce 08/07/2016 - 15/07/2017 tarihleri arasında yapıldığından müvekkilin suç kastıyla hareket etmediğine, sair ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İzmir ili, Bornova ilçesi, Yaka Mahallesi 109 ada 13 parselde Hazine adına kayıtlı doğal sit alanında kalan tarla vasıflı arazi üzerinde 20.08.2020 tarihinde yapılan inceleme neticesinde izinsiz olarak 1 adet prefabrik ve 3 adet betonarme inşa edildiğinin tespiti üzerine ilgililer hakkında yasal işlem başlatılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine taşınmazda bulunan ve davaya konu edilen prefabrik yapı nedeniyle sanık hakkında başlatılan soruşturma işlemleri sırasında, sanığın davaya konu yer için yapı kayıt belgesi sunduğu ve bu belgenin iptal edildiğinin tespit edildiği , davaya konu yapının 15.07.2017 tarihli uydu görüntüsünde yer aldığının belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, tarihini tam hatırlayamadığı bir dönem içerisinde Maliye adına kayıtlı taşınmazdan hisse aldığını, 2017 ila 2018 yılları arasında çelik prefabrik bir yapının yarım bırakıldığını daha sonrasında hissesini noterden sattığını beyan ettiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle aynı Kanunun 65/1 ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanığın yargılama sürecindeki savunmalarında davaya konu taşınmazı aldığı sırada yapıda ... betonun halihazırda bulunduğunu, kendisinin bir inşaat yaptırmadan Necla isimli şahısa burayı devrettiğini, yine kendisinin aldığı dönem içerisinde ... isimli şahıs ile sözlü anlaştıklarını ve ... isimli şahsın yapıyı son haline getirdiğini daha sonrasında kendisine ulaşamadığını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece 06.07.2022 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporuna göre hava fotoğrafı bilgilerinden, rapor tarihi bilgilerinden, sanık ifadesinden, inşaat mahallinde yapılan incelemelerden ve imalatın inşaatına ait beton ve diğer yapı elemanlarında yapılan el ve göz muayenesi ile renk değişimi ve solmalar, eskime durumu, parlaklık/solukluk, dökülmeler ve diğer teknik özellikler de dikkate alınmak sureti ile yapılan incelemeler neticesinde davaya konu yapının 08.07.2016 ila 15.07.2017 yılları arası inşa edildiği, zeminine beton dökülerek yapılan yapı nedeniyle doğal sit alanının zarar görüdüğünün ve eylemin izinsiz inşai müdahale kapsamında olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından davaya konu taşınmazın inşa edildiği tarihte mülkiyetin sanığa ait olduğu ve izinsiz yapının bulunduğu alanın Mülga İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 16.05.2003 tarihli ve 10553 sayılı kararı ile tescil edilen 1. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde olduğu, bu karara ilişkin ilan tutanakların ve tescil kararlarının dosya içerisinde yer aldığı, aynı yerin daha sonrasında ise İzmir I Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun 08.10.2020 tarihli ve 972 sayılı kararı ile uygun bulunan ve 21.01.2021 tarihli 137418 sayılı Bakanlık Makamı Olur'u ile onaylanan "Doğal Sit Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" içerisinde kalmakta olduğu anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "Her ne kadar taşınmaz içinde yer alan yapının sabit ve kalıcı nitelikli kapalı alan olması nedeniyle zemine sabit nitelikli ... betonu dökülmüş olması da nazara alındığında sit alanında bulunan taşınmazda inşai ve fiziki müdahale meydana getirdiği ve araziye kalıcı, geri dönüşümsüz olarak zarar verildiği bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de taşınmaza ilişkin İzmir 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 08/10/2020 tarih, 972 sayılı kararı ile uygun bulunan Bakanlık Makamının 21/01/2021 tarih, 137418 Olur'u ile taşınmazın sürdürülebilir koruma kontrollü kullanım alanında kaldığının anlaşıldığı, yani taşınmazın sit alanında kaldığına ilişkin karar alınmadan ve ilan yapılmadan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yapının 08/07/2016 - 15/07/2017 tarihleri arasında yapıldığı anlaşıldığından, " gerekçesiyle sanığın 2863 Sayılı Yasaya muhalefet etme kastının bulunmadığına kanaat getirilerek kasıt yokluğu nedeniyle CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde; "...Taşınmaz üzerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; kitle-2 olarak tanımlanan binanın tek katlı olup sit alanında inşai ve fiziki müdahale meydana getirdiği ve araziye kalıcı, geri dönüşümsüz olarak zarar verildiğinin tespit edildiği gibi 08/07/2016 uydu fotoğrafında taşınmaz üzerinde herhangi bir konut bulunmadığı, 15/07/2017 tarihli uydu fotoğraf görüntüsünde ise dava konusu binanın uydu görüntülerinde mevcut olduğu tespit edilmiş olup, bu nedenle söz konusu inşai faaliyeti 08/07/2016 ile 15/07/2017 tarihlerinde yani taşınmazın mülkiyeti sanık ...'ta bulunduğu sırada inşa edilmiş olduğu net olarak tespit edilmiştir. Her ne kadar sanık taşınmazı satın aldığında mevcut yapının olduğunu beyan etmiş ise de; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde savunmasının gerçeği yansıtmadığı, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, satın alma tarihi olan 08/10/2012 tarihinde ve takip eden 08/07/2016 tarihlerinde taşınmaz üzerinde herhangi bir binanın bulunmadığının uydu görüntüleri ile sabit olması nedeni ile sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Hazine adına kayıtlı olup sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olan araziye izinsiz inşai ve fiziki hertürlü müdahalenin de 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde açıklanan suça vücut vereceği de Yargıtay 12.Ceza Dairesi uygulamaları ile açıklık kazanmıştır. Bu nedenle sanık ... Keski ..., satın aldığı taşınmaz üzerinde kitle-2 olarak tespit edilen ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanına kalıcı ve geri dönüşümsüz olarak zarar veren bina inşa etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, yerel mahkemece yargılama, Dairemizce yapılan yargılama, toplanan deliller, keşif ve bilirkişi işlemleri, tapu kayıtları, koruma kurulu kararları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış" gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla