Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2257 E. , 2024/3200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1144 E., 2021/817 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2257 E. , 2024/3200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1144 E., 2021/817 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve mağdur vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Olay nedeniyle yaralanan 25.08.2006 doğumlu yaşı küçük ...'ın kanuni temsilcisinin davaya katılmasına karar verildiği, mağdur vekilinin ise katılma isteminde bulunmasına rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmediği, CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini devam ettiren mağdurun, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan,CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddine, katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, takdiri indirim uygulanmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken daha yüksek meblağdan karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; cezanın kaldırılmasını ve adaletin tecelli etmesini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, bölünmüş otoyolda, katılan ...'ın idaresindeki otomobilin sağ ön kısımları ile sanığın idaresindeki otomobilin sol arka kısımlarına sağ şerit içinde çarpması sonucu katılanlar ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, kaza tespit tutanağında, katılanın seyir halindeyken sağ şeritte bankette duraklayan sanığın aracına sağ şerit üzerinde çarptığı ve sanığın yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında duraklamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiği İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda; kazanın sanık sürücünün beyanında belirttiği gibi mi yoksa katılan sürücünün beyanında belirttiği gibi meydana geldiği hususunda tam kanaate varılamadığından alternatifli şekilde rapor düzenlenmiş olup; kazanın sanığın otomobiliyle dörtlüleri yanar vaziyette emniyet şeridinde sağ şeride taşar vaziyette durakladığı esnada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde sanığın tali kusurlu, sanığın otomobilinin dörtlülerinin yanmadığı ve emniyet şeridinde sağ şeride taşar vaziyette geri geri manevra yaptığı esnada kazanın meydana geldiğinin kabul edilmesi halinde sanığın tamamen kusurlu olacağının belirtildiği, mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın aşamalarda alınan savunmasında ısrarla suçlamayı kabul etmediği ve yanlış yola girdiğini fark edince aracı sağa çektiğini belirttiği, kazanın oluşumunda ve yaralanmalarda kimin kusurlu olduğuna ilişkin tespitin net olarak yapılamadığı, her ne kadar kaza tespit raporu düzenlenmiş ise de bunun tek başına yeterli görülmediği zira Adli Tıp Trafik İhtisas raporu ve savunmalar ile çeliştiği, sonuç olarak sanığın mahkumiyetine yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi nazara alınarak atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Cumhuriyet savcılarının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kaza anına ilişkin kamera görüntüsü ve tarafsız tanık bulunmadığı, taraf beyanlarının da çelişkili olması sebebiyle olay anında sanığın aracının dörtlülerinin yanıp yanmadığı ve aracın duraklarken mi, yoksa geri manevra yaptığı anda mı kazanın meydana geldiği kesin olarak tespit edilememiş ise de, kaza tespit tutanağına göre yerdeki yol kazıntı izleri ve araç parçalarının bulunduğu yere göre kaza anında sanığın aracının emniyet şeridinden sağ şeride taşar vaziyette bulunduğu, ATK raporunda da kazanın emniyet şeridinden sağ şeride taşar vaziyette bulunduğu yerde meydana geldiğinin kabul edildiği, sanığın dörtlülerini yakarak durakladığı kabul edilse bile, herhangi bir zorunlu neden olmadığı halde, yanlış yola girdiğini anlayınca geri manevra yapmak amacıyla aracıyla yolun sağ şeridine taşmış şekilde güvenlik önlemi olmadan emniyet şeridinde durakladığı, Karayolları Trafik Kanunu 59. maddesinde belirtilen yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır kuralını ihlal ederek kendi kusuru ile kazaya neden olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince hükmolunan beraat kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak sanığın taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığın temyiz dilekçesi içeriğindeki açıklamaların, maddi hukuka aykırılık iddiasının varlığı bakımından yeterli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddini öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gerede Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.