KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/256 E., 2025/4445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/532 E., 2023/280 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 23.12.2015
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- Temyiz edenler
- Davacı vekili, davalı vekili
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/532 Esas, 2023/280 Karar sayılı kararının davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 23.12.2015-24.02.2016 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kalan davacının ıslah yolu ile 2.383,67 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.665,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, reddedilen toplam 4.718,67 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin 03.07.2023 tarihli temyiz isteminin katılma yolu ile temyiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Davalı vekili, yokluğunda verilen hükme karşı, davacı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği üzerine süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı tarafın temyiz isteminin, esasen davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu,
bu kapsamda, davacı taraf açısından 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması sebebiyle davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak davalı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmaması nedenleriyle davalı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/256, K. 2025/4445, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama