İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2632 Karar: 2024/4907 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2632 K.2024/4907

12. Ceza Dairesi 2024/2632 E. , 2024/4907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/82 - 2020/66 SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/3673 Esas, 2021/7020 Karar sayılı karar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2632 E. , 2024/4907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/82 - 2020/66 SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/3673 Esas, 2021/7020 Karar sayılı karar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2632 E. , 2024/4907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/82 - 2020/66 SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/3673 Esas, 2021/7020 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2022 tarihli ve KD-2021/46841 sayılı itirazı üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.02.2024 tarihli 2023/12-50 Esas, 2024/78 karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek dosya Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b-e, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 7.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarihli ve 82-66 sayılı karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının 01.04.2021 tarihli ve 3661 sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.04.2021 tarihli ve 46841 sayılı ihbarnamede; "5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 5. fıkrasında 'Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz' şeklinde yer alan düzenlemede karşısında, somut olayda, her ne kadar bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılmış ise de, eylemin bilinçli taksir kapsamında olmadığına ilişkin mahkemenin kabulüne nazaran, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikâyete tabi olduğu, mağdurun soruşturma aşamasında 31.05.2017 tarihli beyanında sanıktan şikâyetçi olmadığını ifade ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında şikâyet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği" gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 18.10.2021 tarih ve 3673-7020 sayı ile; "Katılanın çalıştığı iş yerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle katılanın yaralandığı olayda, iş yerinde şantiye şefi olan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2017/82 esas, 2020/66 sayılı karar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olup; kararın mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karardaki hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi veya hükmün açıklanması hâlinde kanun yolu denetimi ile incelenmesinin mümkün olması karşısında; kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi gereğince reddine" şeklindeki kararın isabetli olmadığından bahisle, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 7.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2017/82 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararının 04.09.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. 2. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının 01.04.2021 tarihli ve 94660652-105-70-3661-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.04.2021 tarihli ve 2021/46841 sayılı ihbarnamede; "...1-Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 5. fıkrasında “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz” şeklinde yer alan düzenlemede karşısında, somut olayda, her ne kadar bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılmış ise de, eylemin bilinçli taksir kapsamında olmadığına ilişkin mahkemenin kabulüne nazaran, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurun soruşturma aşamasında 31/05/2017 tarihli beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ifade ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinde "(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, mağdurun vücudunda kemik kırılmasına ve yaşamını tehlikeye sokan taksirle yaralama eylemi nedeniyle temel cezanın anılan düzenleme uyarınca yarı oranında arttırılması yerine temel cezada bir kat arttırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Dairemizce 18.10.2021 tarihli ve 2021/3673 Esas, 2021/7020 Karar sayı ile; "...Katılanın çalıştığı iş yerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle katılanın yaralandığı olayda, iş yerinde şantiye şefi olan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli ve 2017/82 esas, 2020/66 sayılı karar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olup; kararın mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması nedeniyle ,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karardaki hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde kanun yolu denetimi ile incelenmesinin mümkün olması karşısında; Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli ve 2017/82 esas, 2020/66 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi gereğince REDDİNE..." karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2022 tarihli ve KD-2021/46841 sayılı itirazı üzerine, Dairemizce 07.11.2022 tarihli ve 2022/548 Esas, 2022/8085 Karar sayı ile; "...02/07/2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilip, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı, konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının uygun olacağı anlaşıldığından, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE..." karar verilmiştir. 3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.02.2024 tarihli 2023/12-50 Esas, 2024/78 karar sayılı ilamı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın çalıştığı iş yerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle nitelikli şekilde yaralandığı, iş yerinde şantiye şefi olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 7.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olduğu olayda; her ne kadar bilinçli taksirle yaralama suçundan sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılmış ise de, eylemin bilinçli taksir kapsamında olmadığına ilişkin mahkemenin kabulüne nazaran, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, katılanın soruşturma aşamasında 31.05.2017 tarihli beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ifade ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi; kabule göre de, katılanın vücudunda kemik kırılmasına ve yaşamını tehlikeye sokan taksirle yaralama eylemi nedeniyle temel cezanın yarı oranında arttırılması yerine, temel cezada bir kat arttırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayinine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/3673 Esas, 2021/7020 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2017/82 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4.fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla