Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2635 E. , 2024/8084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/720 E., 2024/99 K. SUÇ : Suç üstlenme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2635 E. , 2024/8084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/720 E., 2024/99 K. SUÇ : Suç üstlenme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümle, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümle, 53, 58/6. ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümle, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu üstlenmediğine, aracı kendisinin kullandığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 04:20 sıralarında, katılan ...'in sevk ve idaresindeki araçla Yeniköy ışıklı kavşağında kırmızı ışıkta bekleme yaptığı sırada, hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkumiyet kararı verilen temyiz dışı sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracın gelip arka kısımdan çarpması sonucu gerçekleşen ve alınan ifadesinde aracı sanık ...'nun kullandığını beyan ettiği, sanık ...'ın da aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği, ancak katılanların beyanına göre; araçta sanık ... ve hakkında ek takipsizlik kararı verilen ... dışında bir şahsın olmadığı, olaydan hemen 10-15 saniye sonra olay mahalline gelen emniyet görevlilerin tutanağına göre; olay mahalline geldiklerinde temyiz dışı sanık ...'in aracın kaputunu açmaya ve araçtan gelen dumanı söndürmeye çalıştığı, emniyet görevlilerine "araç sürücüsü önemli mi biz ölümden döndük diyerek" başlangıçta sanık ...'ın ismini vermediği, araç etrafında başka bir şahsın ise tespit edilemediği olayda; sanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'in alkollü olması nedeniyle aracı kendisinin kullandığını beyan ederek suçu üstlendiği kabul edilmiş ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümlede düzenlenen suç üstlenme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2022 tarihli ilâmıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümle, 53, 58/6. ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 270/1-1.cümle, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve sanık ...'nun neticeten 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığı, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğu anlaşılmakla; ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına, "Bozma öncesi sanık ... aleyhine temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.