İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2750 Karar: 2024/7748 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2750 K.2024/7748

12. Ceza Dairesi 2024/2750 E. , 2024/7748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/732 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2750 E. , 2024/7748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/732 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2750 E. , 2024/7748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/732 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; sanık ... hakkında hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 14.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2023 tarihli kararı ile sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verildiği, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık ...'nün taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 50/4, 50/1-a, CMK'nın 283/1. maddeleri uyarınca 14.600, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , sanık ...'ın TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında alt sınırdan ceza verilmesine karşı temyiz başvurusunda bulunmadıklarını, örnek emsal kararlarda işverenlerin iş kazası sonrası meydana gelen ölüm olaylarında asli kusurlu olduklarını, sanık ... hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan ceza verilerek paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; Sanığın kusuru olmadığına, iş yeri güvenliği ile ilgili tedbirleri aldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması, sanık lehine olan hükümler nazara alınmayarak beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ile taşeron firma arasında imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğuna, anahtar teslim sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklı oluşan kaza netiesinde sanık aleyhine cezaya hükmolunmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna, tanık beyanıyla sanığın neticeye sebebiyet verdiği kanısına varılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile ceza verildiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin işveren, sanık ...'nün yetkilisi olduğu .... Teknikleri Limited Şirketinin taşeron konumunda bulunduğu sözleşme gereği yapım aşamasındaki binanın kaba inşaat işinin yürütülmesi esnasında, inşaatın üçüncü katında yük asansörü ile aşağıdan demir çekmekte olan taşeronun işçisi ...'nın yüksekten düşerek öldüğü, bilirkişi raporuna göre; sanık ...'nün, işçi sağlığı iş güvenliği ve yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin eğitiminin bir kısım belgeleri işçiye verilmesini değil eylemli olarak bilgilerin aktarımı öneminin kavratılması, uygun davranışların kazandırılmasını gerektirdiği ayrıca eğitimden sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili önlemlerinin alındığının ve uygulandığının denetlenmesinin gerektiği ölen ...'ya bu konuda eğitim verilmediği, ölenin sağlık kurulu raporu olmadığı, olayın geçtiği inşaatta çalışmaların teknik bir görevli denetiminde yapılmadığı, çalışanlara kişisel koruyucu verildiğini gösterir belge olmadığı, kullandırılması konusunda gerekli denetleme ve kontrol görevinin yerine getirilmediği, yük asansörünün kurulmasından sonra periyodik kontrolleri yapılmadığından asli kusurlu olduğunun belirlendiği ve mahkemece kabul edilererek sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 50/4-1-a maddeleri uyarınca 14.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda işveren ... Tic. Ltd: Şti'nin temsilcisi olarak sanık ...'ın da asli kusurlu olduğu belirtilmişse de aralarındaki sözlemeye göre ... Tic. Ltd. Şti'nin bu olayda cezai sorumluluğunun olamayacağı hukuki açıdan tazminat sorumluluğunun bulunabileceği gerekçesiyle sanık ...'ın beraatine dair verilen kararın sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından sanık ... aleyhine temyizi üzerine dairemizin 12.04.2023 tarihli kararıyla; Sanık ...'nün eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi nedeniyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak bozulmasına, sanık ... hakkında verilen beraat kararının ise ; " ... Grup firması ile taşeron ... arasında akdedilen sözleşme ile iş güvenliği tedbirlerini almaktan yüklenici sorumlu tutulmuşsa da, yüklenicinin bu konuda uzmanlaşmış bir firma sahibi olmadığı dolayısıyla işi profesyonelce idare edemeyeceği gibi iş güvenliği konusunda mevzuat kapsamında ehil bir kimseyi görevlendirmediği, bu sebeple de işveren firmanın işin yürütülmesi esnasında taşeron üzerinde denetiminin dolayısıyla da yetki ve sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşıldığı, sanık ...'ın Grup firması tarafından yetkilendirilmesine ilişkin bir evrak dosya içerisinde bulunamamışsa da, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde inşaatın şantiyesinden sorumlu olduğunu, yargılama sırasında alınan beyanında ... Grup yetkilisi olduğunu beyan ettiği ve tanık ...'ın da şantiye şefi ...'ın kişisel koruyucu donanımları kullanmalarını her gün söylediğine dair beyanları gözetildiğinde, inşaatın şantiyesinden sorumlu olduğu anlaşılan sanık ...'ın çalışanların yüksekte yapılan çalışmalar sırasında yeterli denetim ve gözetimin yapılmasını, düşme tehlikesine karşı gerekli koruyucu önlemleri aldırması gerekirken aksine kusurlu davranışlarıyla neticeye sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, katılan vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür. " Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmına uyularak sanık ...'nün taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 50/4, 50/1-a,52. Maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına CMK'nın 283/1. Maddesi uyarınca infazın 14.600,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verildiği, sanık ...'ın ise taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62, 50/4,50/1-a, 52. Maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi, 2-Hükmolunan ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunması uygulamasında, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesinin yazılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sanık ... hakkında hüküm kurulan "1" nolu bölümde yer alan 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde ve adli para cezasının taksitlendirilmesine ve ihtara yönelik dördüncü ve beşinci paragrafların hükümden çıkarılması ile infazın 14.600,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasının belirlendiği altıncı paragrafta yer alan "CMK'NIN 283/1" ibaresi çıkarılarak yerine " "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla