Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2737 E. , 2025/4585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Taksirle öldürme HÜKÜM: Beraat Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2737 E. , 2025/4585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Taksirle öldürme HÜKÜM: Beraat Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,51/1-3.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce " muhtar olan sanık hakkında soruşturma izni alınmadığı" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Yasa'nın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna sanığın kusurlu olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde, sanığın muhtarı olarak görev yaptığı ... Köyü'ne ait cami minaresinin boyanması konusunda bedel karşılığında maktul ... ve... ile anlaştığı, maktulün 27.12.2014 tarihinde... birlikte yerden yaklaşık 8 metre yükseklikte kurulu tahta iskelede minareyi boyadığı esnada elinde bulunan metal saplı boya fırçasını yakınından geçmekte olan 31,5 KV orta gerilim enerji nakil hattına değdirdiği ve elektrik akımı sonucu yaşamını yitirdiği tespit edilmiştir. Sanık ile müteveffa arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığı, minarenin boyanması karşılığında belirli bir ücrete anlaşıldığı, ücretin ise köy halkı tarafından toplanarak ödeme yapılacağı, tanık beyanından da anlaşılacağı üzere müteveffanın işi yapmak için gerekli malzemeleri kendisinin getireceği ve işi kendisinin yapacağı, işin yapılması hususunda sanıktan herhangi bir talimat almadığı, yalnızca işin yapılması hususunda anlaşma yapıldığı, sanığın müteveffaya emir ve talimat verme yetkisinin bulunmadığı, işin nasıl yapılacağı hususunda talimat vermediği, müteveffanın çalışma saatlerine karışmadığı anlaşılmakta olup; eser sözleşmesinde yüklenicinin işi, iş sahibine bağımlı olmaksızın serbestçe yapması, hizmet sözleşmesinde ise işçinin, sadece belirli veya belirsiz bir süre için zaman itibariyle işverene bağımlı olarak ve onun direktifi altında çalışması, işçinin, işverene karşı bağımlı bir halde çalışması durumu söz konusuyken yüklenicinin iş sahibine karşı daha bağımsız bir durumda olması, yüklenicinin genel olarak eseri kendi araç ve personelleri ile yerine getirmesi, eser sözleşmesinde yüklenicinin kural olarak işi, iş sahibine bağımlı olmaksızın serbestçe yapması, hizmet sözleşmesinde işçinin, sadece belirli veya belirsiz bir süre için "zaman" itibariyle işverene bağımlı olarak ve onun direktifi altında çalışması hususları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde müteveffa ile sanık arasındaki sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi niteliğinde olup iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı kanaati ile sanığın gerçekleşen kazada işveren niteliğinde olmadığından kusurunun da olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine oluşa ve kabule göre mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda sanığın yüklenen suç yönünden kusuru olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.