Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2904 E. , 2025/2035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/197 E. 2024/143 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2904 E. , 2025/2035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/197 E. 2024/143 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçundan 27/06/2015 tarihinde gözaltına alındığını, sorgu hakimliğince imza atmak suretiyle adlı kontrol uygulanmasına karar verildiğini, yapılan yargılama neticesinde sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ve sanığın tutuklanmasına karar verildiğini ve hükümlerin temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmesi üzerine davacının 19/07/2017 tarihinde yakalanarak cezanın infazına başlanıldığını, yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine mahkemece talebin kabulü ile 10/10/2017 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiğini,bu suretle haksız gözaltı, adli kontrol uygulanması ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi tazminatın ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.542,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "3.869,40 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02/05/2023 tarih ve 2021/7796 Esas - 2023/1402 Karar sayılı ilamıyla: "... davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, adli kontrol, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere, belge ve kararların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içerisine alınarak, tazminat talebinin dayanağı olan beraat ettiği suçtan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; eksik manevi tazminata hükmolunmasının " kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davacı hakkında 27/06/2015 tarihinde hakkında uygulanan koruma tedbiri kapsamında; 31.64 TL maddi ve 300,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık kuralı gereği 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı hakkında 19/07/2017-11/10/2017 tarihleri arasında hakkında uygulanan koruma tedbiri kapsamında; 45.29 TL maddi ve 300,00TL manevi tazminatın taleple bağlılık kuralı gereği 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı maliye hazinesinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddi gerektiğine, faiz başlangıcının hatalı olduğuna, davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/74 Esas - 2018/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından yapılan soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/06/2015 tarihli 2015/298 sayılı kararıyla davacının adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasına karar verildiği, davacı hakkında açılan kamu davası neticesinde İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/336 Esas - 2016/55 Karar sayılı kararıyla davacının her iki suçtan mahkumiyetine ve hükmen tutuklanmasına karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 6. Dairesinin 01/02/2017 tarih 2016/4490 Esas 2017/193 Karar sayılı ilamıyla hükümlerin onanarak kesinleşmesi üzerine yakalanan davacının 19/07/2017 tarihinde ceza tutuklandığı, davacının yargılanmanın yenilenmesi isteminde bulunması üzerine mahkemesince 10/10/2017 tarihli ek karar ile talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiği, beraat hükmünün istinaf edilmeksizin 13/03/2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, 23/01/2024 tarihli İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin cevabi yazısına göre sanık ...'ın soruşturma aşamasında 27/06/2015 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı tarihte Sulh Ceza Hakimliği sorgusundan sonra serbest bırakıldığı, 01/11/2023 tarihli Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun cevabi yazısı ile davacı hakkında verilen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 tarih ve 2017/494 sorgu sayılı tutuklama kararının 19/07/2017 tarihinde başka bir ilamını infaz etmesi sebebiyle sırada beklemeye alındığının, 10/10/2017 tarihinde infazına başlanıldığının, 11/10/2017 tarihinde tutukluluğundan tahliye edildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine toplam hükmedilen tazminat miktarının 676,93 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçeli karar başlığında duruşmaya katılıp görüş bildiren Cumhuriyet savcısının adının yazılmaması ve karar başlığında ''05/06/2018" olan dava tarihinin ''16/06/2023'' olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, İlk derece mahkemesince 17/04/2019 tarihli hüküm ile davanın kısmen kabulü ile 3.542,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince maddi tazminat miktarının "3.869,40 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02/05/2023 tarih ve 2021/7796 Esas - 2023/1402 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulması sonucu ilk derece mahkemesince bozma ilamına uymak suretiyle bozma ilamında belirtilen infaza ilişkin araştırma yaparak davacının soruşturma aşamasında 27/06/2015 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı tarihte Sulh Ceza Hakimliği sorgusundan sonra serbest bırakıldığı, davacı hakkında verilen tutuklama müzekkeresinin ise 10/10/2017-11/10/2017 tarihinde infaz edildiği tespit edilerek maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, bölge adliye mahkemesi kararının sadece davacı tarafça temyiz edildiği, "3.869,40 TL" maddi ve "3.000,00 TL" manevi tazminat miktarlarının davalı açısından kesinleştiği, davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek; bozma sonrası verilen hükümde mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden usuli kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasındaki maddi ve manevi tazminata ilişkin hükümlerin tamamının kaldırılarak yerine " Davanın kısmen kabulü ile 3.869,40 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.