İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3020 Karar: 2025/4968 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3020 K.2025/4968

12. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E. 2024/176 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 05/04/2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E. 2024/176 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 05/04/2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E. 2024/176 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 05/04/2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 100.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddi ile 2.200,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 05/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat için gözaltı tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğundan faiz başlangıç tarihininin 16.08.2016 şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiş, hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2023 tarih ve 2021/6721 Esas - 2023/5543 Karar sayılı ilamıyla: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 16.000.00 TL manevi tazminatın 16/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz talebi yönünden hükmün kesin nitelikte olması sebebiyle temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz talebi yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tazminat şartlarının oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ve resen sebeplere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat davasının dayanağını oluşturan Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/286-2017/134 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.08.2016-27.09.2016 tarihleri arasında 42 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 05.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamı yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine toplam hükmedilen manevi tazminat miktarının 16.000.00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Dairemizin 12.12.2023 tarih ve 2021/6721 Esas - 2023/5543 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 26/11/2018 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla