Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3076 E. , 2026/3691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/261 E., 2024/529 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yö
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3076 E. , 2026/3691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/261 E., 2024/529 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 53/6. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa verilen temel cezada teşdit yapılarak ve bilinçli taksir hali değerlendirilerek takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkindir. Sanık müdafiin temyiz sebepleri; temel cezada teşdit yapıldığına ve şartları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, elektrikli bisiklet sürücüsünün de kusurlu olduğuna, verilen mahkûmiyet hükmünün bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.10.2021 tarihinde 22.35 sıralarında, gece vakti, açık havada, aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş yolda, sanığın, sevk ve idaresindeki 09... plakalı otomobille Aydın ili ...'ını takiben... Kavşağı istikametinden ...istikametine seyri sırasında yolun kuru, eğimsiz, düz, azami hız sınırı 50 km/s olan ... Caddesi Kavşağı'nda sinyal vermeden sola dönüş yapmak istediği esnada aracının sağ yan kısımlarına, karşı yönden ... istikametinden... Kavşağı istikametine doğru yolcu konumunda bulunan mağdur ... ile birlikte mağdur ...'nun sevk ve idaresindeki farları yanan elektrikli bisiklet ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, katılan ...'un, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırıkları oluşacak ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına 3. (orta) derecede etki edecek şekilde; katılan ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığı olayda, kaza tespit tutanağı, keşif sonucunda düzenlenen 30.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 13.02.2023 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa gelerek sola dönüş yapmak istediği esnada seyir şeridinin soluna yaklaşıp sinyalini verip karşı yönden gelene ve kavşağa düz seyirle geçmek isteyen elektrikli bisikletlinin güvenli geçişini bekledikten sonra geniş kavisle dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediğinden asli ve tam kusurlu; mağdur ...'ın ise, kusurunun bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında taksirle yaralanma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de sanığa verilen netice adlî para cezasında maddi hesap hatası yapılması, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarda bulunulurken infazda yetkinin kısıtlanması, sürücü belgesinin sınıfının belirtilmemesi ve geri alma süresinin alt sınırdan belirlenmesi biçiminde belirlenen hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı göz önüne alındığında Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken (D1) sınıfı sürücü belgesinin de geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin (6) numaralı bölümde yer alan '' ve D1" ibarelerinin çıkarılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.