Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3235 E. , 2025/3004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/562 E., 2021/773 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3235 E. , 2025/3004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/562 E., 2021/773 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın, temyiz dışı sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2015 tarihli ilâmıyla bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin verilen kararın, temyiz dışı sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.12.2019 tarihli ilâmıyla bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Dairemizin 13.03.2024 tarihli tevdii kararı üzerine, mahkemesince belirtilen eksiklik yerine getirilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği; "...Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2021 gün ve 2020/562 Esas ve 2021/773 Karar sayılı kararında kısa kararda sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde hak yoksunluğuna hükmedildiği fakat gerekçeli kararda bu hususa yer verilmediği, böylelikle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu, kısa kararla uyumlu olmayan gerekçeli kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve bozulması gerektiği anlaşılmıştır..." gerekçelerine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İsteği; kusurunun olmadığına, ağır kusurlu olanın maktulün kendisinin olduğuna, bilinçli taksirle cezalandırılmasının usulsüz ve haksız olduğuna, savunmalarının dikkate alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin çiğnendiğine, ceza ve yargılama açısından zamanaşımına uğramış olan dosyanın bozulması talebine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; haklarında verilen mahkûmiyet kararları kesinleşen temyiz dışı sanık ... müdürlüğünü, temyiz dışı sanık ... ise teknik nezaretçiliğini, sanık ...'ında ... marka Ekskavator kepçenin operatörlüğünü yaptığı kum ocağında, iş makinesinin yağlama işini yapan 1995 doğumlu ölen ...'in, olay günü kepçenin kova kısmına çıkıp yağlama yaptığı esnada, sanık ...'ın öleni fark etmeyerek, bir anda kepçenin kova kısmını kaldırması sonucu, öleni sıkıştırıp, akabinde kova kısmını yere indirdiği esnada, ölenin sıkıştığı yerden kurtularak, yüksekten düşüp öldüğü olayda; sanık ...' ın yönetimindeki iş makinesi ile çalışırken bu makinenin yağcısı olan öleni bilgilendirmesi, yağlama yapmadan önce kendisine haber vermesini öğretmesi, iş makinesini geçici olarak durdurduğunda karşısında olan maktülü görmeden makineyi çalıştırmaması lazımken buna özen göstermediği için kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, temyiz dışı sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2015 tarihli ilâmıyla; "...Sanık Serkan Yılmaz'ın müdürlüğünü, sanık ...'ün ise teknik nezaretçiliğini, sanık ...'ında ... marka Ekskavator kepçenin operatörlüğünü yaptığı kum ocağında, iş makinesinin yağlama işini yapan 1995 doğumlu ölen ...'in, olay günü kepçenin kova kısmına çıkıp yağlama yaptığı esnada, sanık ...'ın öleni fark etmeyerek, bir anda kepçenin kova kısmını kaldırması sonucu, öleni sıkıştırıp, akabinde kova kısmını yere indirdiği esnada, ölenin sıkıştığı yerden kurtularak, yüksekten düşüp öldüğü olayda, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca 26 Aralık 2012 tarihli Resmi Gazete'de İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği ekinde yayımlanan Tebliğler listesinde çok tehlikeli işler sınıfına giren kum ocağında 18 yaşından küçük olan ölenin çalıştırılmaması gerekirken çalıştırılması nedeniyle bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezada bu nedenle TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanıklar hakkında eksik ceza tayini..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin verilen kararın, temyiz dışı sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.12.2019 tarihli ilâmıyla; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 tarih ve 7/191-227 sayılı kararında “ Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı CMK'nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.” hususlarına yer verilmiş olup; Dairemizin 01.12.2015 gün ve 2015/1780-18678 sayılı bozma ilamı sanık ... aleyhine olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın usulüne uygun bozma ilamı ekli davetiye ile çağrılması ve duruşmaya gelmeyen sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp, bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı CMK'nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece uyma kararı verilmiş sanığın savunması alınmış ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemenin gerekçesi yeterli ve yerinde görülmekle, tebliğnamede gerekçesiz hüküm nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Taksir suçta uygulanmasına olanak olmadığı halde; kısa kararda sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, " Sanık hakkında hak yoksunluğuna dair karar verilmiş ise de sanık hakkında atılı suçun taksirli eylemlerden olduğu gözetilerek, TCK 53 uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilerek hükümde çelişkiye yol açılmasının, mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.