Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3251 E. , 2024/5717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 Esas, 2024/86 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelem
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3251 E. , 2024/5717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 Esas, 2024/86 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2023 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin, sanık hakkında belirlenen temel cezanın fazla olduğuna, müvekkilin ehliyetinin 6 ay süreyle el konulduğunu bu sebeple belirlenen hak yoksunluğunun fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.10.2013 günü saat 19.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille Akören yönünden gelip Silivri yönünde seyri sırasında olay yeri kavşağa girdiğinde aracının ön kısımları ile, solundaki tali yol tarafından gelip kavşağa giren sanık sürücü ...'ün 0,87 promil alkollü vaziyette sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarının kavşak içinde çarpışması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...' in ölümüyle ve katılan ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde ve orta derecede kemik kırığı şeklinde nitelikli yaralandığı, katılanlar ..., ..., ... 'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; tali yoldan gelen sanığın kavşakta durarak ilk geçiş hakkını anayoldan gelen araca vermesi gerekirken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57.maddesine aykırı davranarak asli kusurlu olduğu belirlendiği, Mahkemece keşif üzerine trafik bilirkişisinden alınan rapora göre, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 47/1-c, 57/1-a.maddeleri levhalara uymamak ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak ve ilk geçiş hakkını vermeyerek asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 26.05.2015 tarihli raporuna göre; sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında, kavşağa giriş yönündeki "DUR" levhasına rağmen, ilk geçiş hakkını anayol üzerinden gelmekte olan diğer sanık idaresindeki araca vermeden kavşağa girerek kavşaklarda ilk geçiş hakkı kural ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece sanığın alkollün etkisiyle kavşakta geçiş üstünlüğü karşı tarafta olmasına rağmen kavşakta beklemeyerek kontrolsüz olarak kavşağa girerek bir kişinin ölümü ve biri nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.