Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3630 E. , 2024/8105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/392 E. 2022/292 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine ya
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3630 E. , 2024/8105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/392 E. 2022/292 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.03.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın gerekçesiz olduğuna, kusur izafe edilmesi gereken tek tarafın müvekkilin bağlı olduğu firma olduğuna, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, mücbir sebep olduğuna, kusur raporlarının çeliştiğine, sanığa yüklemeyecek kusurların sanığa atfedildiğine, mücbir sebebin suçun maddi unsurlarını ortadan kaldırdığına, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile hukuk yargılamasında alınan raporların kusur noktasında çeliştiğine, hukuk ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08/01/2013 tarihinde sevk ve idaresindeki özel halk otobüsü ile saat 18.30 sıralarında meskun mahalde alacakaranlıkta karlı havada iki yönlü iniş eğimli zemin karlı buzlu asfalt caddede sürüşünü yol ve hava şartlarını uyarlamadığından aracının hakimiyetini kaybederek otobüsün devrilmesi suretiyle sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanunun 85/1 maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin kararın sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.03.2021 tarihli kararı ile; "...suçtan zarar görenler ..., ... ve ...'a duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK'nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması;.." nedeniyle bozulması üzerine, Mahkemece anılan eksiklikler giderilmiş olup kaza tespit tutanağı, mahallinde keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu da nazara alınarak sanığın asli kusurlu olarak birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek sanığa izafe edilen kusur oranı, yaralı sayısı, meydana gelen zararın büyüklüğü göz önüne alınarak sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89/4. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.