Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3768 E. , 2026/3717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1171 E., 2024/2004 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Mağdur ... zorunlu vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılanlar
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3768 E. , 2026/3717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1171 E., 2024/2004 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Mağdur ... zorunlu vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılanlar ..., ..., şikâyetçi ... (...) ... ve mağdur ... vekilinin; mağdur ... yönünden hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılanlar ..., ..., mağdur ... ve şikayetçi ... (...) ... vekilinin temyiz isteminin şikâyetçi ... (...) ... yönünden incelenmesinde; olay nedeniyle yaralanan şikâyetçinin, vekili aracılığıyla 08.03.2021 tarihli oturumda davaya katılma talebi hakkında usulüne uygun şekilde bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı olduğu anlaşılmakla, şikâyetçinin aynı Kanun' un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve mağdur ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/son, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ..., ... (...) ... ve mağdur ... vekilinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasına, eksik ceza tayin edildiğine, katılanlar lehine vekâlet ücretine karar verilmemesine ilişkindir. Mağdur ... zorunlu vekilinin temyiz sebepleri; sanığın suçu bilinçli taksirle işlediğine, lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık lehine indirim uygulanmadığına, indirim uygulanmamasına ilişkin gerekçe sunulmadığına, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.06.2017 tarihinde, gündüz vakti, meskun mahal dışında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş karayolunda seyir halindeyken trafik ışıklarına geldiğinde kırmızı ışıkta bekleyen katılan ...'in aracına arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle ...'in önünde bekleyen ...'in aracına arkadan çarptığı, bu kez de çarpmanın etkisiyle ...'in önündeki ...'in aracına arkadan çarptığı, akabinde ...'in çarpmanın etkisiyle önündeki ...'in aracına arkadan çarptığı, daha sonra ...'in önündeki ...'nın aracına çarptığı, bu şekilde tek şeritte bulunan araçlar arasında zincirleme çok taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde bir kişinin hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyecek, bir kişinin yüzde sabit iz oluşacak şekilde, dört kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, bir kişinin hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın meydana getirdiği trafik kazasında tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, olayın sanığın kırmızı ışıkta bekleyen araçlara çarpmasıyla gerçekleştiği, sanığın kırmızı ışıkta durması gerekirken durmayarak neticeyi öngörmesine rağmen kendi becerisine güvenmesi nedeniyle eylemi gerçekleştirdiği; ancak öngördüğü neticeyi istemediği, bu şekilde sanığın eylemini kırmızı ışık yanarken gerçekleştirmesi nedeniyle suçu bilinçli taksirle işlediği kabul edilerek sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın kırmızı ışıkta bekleyen araçlara çarptığı olayda bilinçli taksir oluşturan herhangi bir ihlalinin bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Mağdur ... Zorunlu Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 27.09.2013 doğumlu mağdur ... ...'ın velâyet hakkı kendisinde bulunan kanuni temsilcisi olan babası ... ...'ın 24.05.2021 tarihinde istinabe yoluyla alınan beyanında sanıktan şikâyetçi olmadığını belirttiği, kaza tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdur adına şikâyet hakkının, Ankara 14. Aile Mahkemesinin 29.05.2019 kesinleşme tarihli 2018/617 Esas, 2019/345 Karar sayılı ilâmıyla velâyet hakkı kendisine verilen baba ... ...'a ait olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı ilâmından da anlaşılacağı üzere; mağdurun kanuni temsilcisi ile mağdura CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerekeceğinden, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdur vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, 2.Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 07.08.2002 doğum tarihli olup 06.12.2019 tarihinde 17 yaşında olan mağdur ...'nın 06.12.2019 tarihinde soruşturma evresinde savcılık huzurunda barodan görevlendirilen vekil eşliğinde alınan beyanında olay nedeniyle şikâyetçi olmadığını bildirdiği, şikâyet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu, 15 yaşından büyük kişilerin bu hakkı tek başlarına kullanabilecekleri anlaşıldığından mağdur ... vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, 3.Sanık Müdafiinin ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Katılanlar kendilerini İlk Derece Mahkemesinde ve Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmalı istinaf incelemesinde vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı vekâlet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddelerine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının altıncı paragrafı çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesine göre sanığın ekonomik durumu gözetilerek günlüğü takdiren 20,00 TL den paraya çevrilerek 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ile hüküm fıkrasına "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine İlk Derece Mahkemesi yargılaması için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 17.900,00 TL ve bir duruşma yapılan Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması için karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 16.000,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak, katılanlar ..., ... (...) ..., ... (...) ...'a eşit şekilde verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.