Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3657 E. , 2024/6284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/26 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.20
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3657 E. , 2024/6284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/26 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2024 tarihli ve 2023/561 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat hükmüne karşı, süresi içerisinde müşteki vekili tarafından itiraz edildiği, Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli 2024/26 sayılı değişik iş sayılı kararıyla anılan bu itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309 maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 94660652-105-56-7021-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98037 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98037 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27/11/2023 tarihli ve 2023/3855 soruşturma, 2023/2431 esas, 2023/1773 sayılı iddianamenin kabulünü müteakip, Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2023 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye 11/12/2023 tarihinde, müşteki vekiline 04/12/2022 tarihinde tebliğ edilen müzekkere ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde kamu davasına katılmak isteyip istemediği hakkında mahkemeye beyan dilekçesi vermesi gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, Aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan ''Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin....kararında isabet bulunmamaktadır.'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Katılma talebinde bulunmayan müşteki vekili Avukat Selim Gezer'in Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2024 tarihli ve 2023/561 esas, 2024/2 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu birinci ve ikinci fıkraları; ''(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. ...'' Şeklinde düzenlenmiştir. 2.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulünde itiraz'' başlıklı 252.maddesinin inceleme konusu birinci ve altıncı fıkrasında; ''(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. ... (6)Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. '' Düzenlemeleri yer almaktadır. 3.5271 sayılı CMK'nın ''Kamu davasına katılma'' başlıklı 237.maddesinin inceleme konusu birinci fıkrası; ''(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. ...'' Şeklindedir. 4.5271 sayılı CMK'nın ''Katılma usulü'' başlıklı 238.maddesinin inceleme konusu ikinci fıkrasında; ''... (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. ...'' İbaresi bulunmaktadır. 5.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama hükümleri uygulanarak verilen 03.01.2024 tarihli kararın, taraflara tebliğinden sonra müşteki vekilinin süresi içerisinde itirazda bulunduğu, yapılan itiraz üzerine anılan mahkemece yukarıda anılan biçimde suçtan zarar görenin katılan sıfatı bulunmadığından bahisle dosyayı itirazı incelemeye merciye gönderdiği, yetkili merci Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12.01.2024 tarihli 2024/26 sayılı değişik iş kararıyla itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmıştır. 6.Somut olayda, mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 238.maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligatta belirtilen sürenin sonunda hüküm verilmiş olacağı ve hüküm verildiği andan itibaren müştekinin katılma talebinde bulunmasının mümkün olmadığı için bu süre içerisinde yukarıda bahsedilen şekilde mahkemeye dilekçe sunmak suretiyle katılma talebinde bulunulması gerektiği hususuna tensip zaptıyla beraber usulüne uygun şekilde müşteki vekiline tebliğ edilen ''CMK 251. madde gereği ihtardır'' başlıklı belgede yer verilerek gerekli ihtarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, hükme itiraz etme hakkı bulunmayan müşteki vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli 2024/26 sayılı değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.