Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2025/6582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/242 E., 2024/ 234 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Der
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2025/6582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/242 E., 2024/ 234 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına yönelik temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce'' İlk Derece Mahkemesince, tazminat davasının dayanağı olan Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/07/2020 tarih, 2020/119 esas ve 2020/141 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21/06/2013 - 22/10/2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 09/07/2020 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar bozma öncesi Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/237 esas, 2013/230 karar sayılı ceza dosyası kapsamında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu bakımından davacı hakkında TCK'nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmuş ise de, davacının hakkında düzenlenen iddianamede ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan tutuklandığı ve bu suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi''nin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince önceki kararda direnilmesine ve davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının iki ayrı dosyada yargılamasının yapıldığına, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasının yapılan yargılamasında beraat ettiğine, ret kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat davasının dayanağı olan Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/237 esas, 2013/230 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama - kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçlarından dava açıldığı, davacının mezkur dosya kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21/06/2013 - 22/10/2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, davacı hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 1.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu bakımından TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbir ilişkin kararın 30.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarih, 2015/1613 esas ve 2020/1185 karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2020 tarih, 2020/119 esas ve 2020/141 karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu bakımından davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 09/07/2020 tarihinde kesinleştiği, aynı soruşturmada birbirine dönüşen suçlar açısından haksız gözaltı ve tutuklamadan kaynaklı tazminat davasının ancak davacıya isnat edilen eylemin bir bütün halinde değerlendirilmesiyle beraat kararı verilmesinde tazminat hakkının doğacağı gerekçesiyle Dairemizce verilen bozmaya direnilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.09.2021 tarihli ve 2017/1-180 Esas, 2021/410 Karar sayılı kararı da göz önünde bulundurularak incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak suretiyle hüküm kurulmadığı gibi, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair gerekçesinde ve kabulünde hiçbir değişiklik bulunmaması nedeniyle önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurulması hâlinin de söz konusu olmadığı, direnme gerekçesi olarak yapılan açıklamaların ise 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca direnmeye ilişkin gerekçenin gösterilmesi zorunluluğu kapsamında kaldığı, sonuç olarak davacı hakkındaki direnme kararına konu hükmün bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olmadığı belirlenerek Tebliğnamede temyize konu kararın yeni bir hüküm olduğundan bahisle onama isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan incelemede: Dairemizin 12.03.2024 tarihli 2022/ 1190 Esas 2024/1161 Karar sayılı kararında yer alan bozma gerekçesinin usûl ve kanuna uygun olması nedeniyle direnme kararı yerinde görülmediğinden bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,17.09.2025 tarihinde karar verildi.