İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/1086 Karar: 2025/6556 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1086 K.2025/6556

12. Ceza Dairesi 2025/1086 E. , 2025/6556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1071 E., 2021/2768 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/1086 E. , 2025/6556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1071 E., 2021/2768 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/1086 E. , 2025/6556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1071 E., 2021/2768 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 700.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, davanın süresi içerisinde açıldığından davanın kabulü gerektiğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/127 Esas - 2017/247 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 05.07.2011 - 29.01.2013 tarihleri arasında 574 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, nitelikli yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda atılı suçlardan beraatine karar verildiği, kararın 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı ve hak düşürücü sürelerin dava şartı olduğundan bahisle yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı hakkında atılı suçlardan beraat kararı verildiği, davacı vekili tarafından kararın 20.10.2017 tarihinde temyiz edildiği, 18.05.2018 tarihinde ise davacı vekilince temyiz isteminden feragat edildiği ve kararın bu tarihte kesinleşmiş sayılacağı gözetildiğinde, 08.11.2019 tarihinde açılan tazminat davasının bir yıllık süre içinde açılmadığı anlaşılmakla, Mahkemece hatalı olarak kesinleşme tarihinin 30.10.2017 olarak kabul edilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davanın süresinde açılmadığından tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma ve uyuşturucu imal-ticareti dahil suçlardan 05.07.2011-29.01.2013 arasında 574 gün tutuklu kaldıktan sonra beraat etmiş, 300.000 TL maddi ve 700.000 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş, BAM istinafı esastan reddetmiş, davacı vekili temyize gitmiştir.

Hukuki İlke: CMK'nın 142/1. maddesine göre koruma tedbiri tazminatı, kararın kesinleşmesinin tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde açılmalıdır; temyizden feragat halinde karar feragat tarihinde kesinleşmiş sayılır ve bir yıllık dava şartı bu tarihten işler.

Uygulama Sonucu: ONAMA; temyiz feragatiyle karar 18.05.2018'de kesinleşmiş, tazminat davası ise 08.11.2019'da yani bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığından, mahkemenin kesinleşme tarihini hatalı belirlemesi sonuca etkili görülmeyip red kararı onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Tazminat davasının süresini beraat kararının değil, feragat gibi kesinleşmeyi doğuran işlemin tarihinden hesaplayın; temyizden feragat edildiğinde bir yıllık hak düşürücü süre hemen başlar, bu tarih kaçırılırsa dava şart yokluğundan reddedilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla