Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/109 E. , 2025/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/302 E., 2024/445 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 17.07.2020 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzeri
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/109 E. , 2025/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/302 E., 2024/445 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 17.07.2020 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 3.872.84 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faziziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/118 Esas - 2020/155 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 28.04.2013 - 24.09.2013 tarihleri arasında 149 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.07.2020 tarihinde kesinleştiği, aynı dosyada davacı hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu bakımından TCK'nın 191/1 maddesi uyarıcınca 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu kararın ise 01.10.2013 tarihinde kesinleştiği, söz konusu tedbirin ihlal olmaksızın infazen kapatıldığının bildirildiği, buna ilişkin ayrıca düşme kararı verilmesi beklenilmesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vereceği gerekçesiyle, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu anlaşıldığından hükmün davalı açısından kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçlamasıyla 28.04.2013-24.09.2013 arasında 149 gün tutuklu kalıp bu suçtan beraat eden davacının tazminat talebi ilk derece mahkemesince önce tümden reddedilmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozması üzerine yapılan yargılamada 3.872,84 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı davalı temyizinin miktar itibarıyla kesinlikten reddini istemiş, Daire ise kesinlik sınırı sorununu Hukuk Genel Kurulu içtihadıyla çözmüştür.
Hukuki İlke: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli ve 2023/2-191 E., 2023/703 K. sayılı kararı uyarınca, HMK'da temyizde kesinlik sınırına dair açık hüküm bulunmadığından HMK 341/2'deki sınır esas alınır ve kanun yolu sınırı başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenir; hüküm tarihindeki 28.250 TL'lik kesinlik sınırının üzerindeki hüküm davalı yönünden kesin değildir ve temyiz incelemesi yapılır. Ayrıca aynı dosyadaki kullanma suçuna ilişkin tedbir ihlalsiz kapatılmışsa ayrıca düşme kararı beklenmesi makul sürede yargılanma hakkını ihlal eder.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki kesinlikten ret görüşüne katılmayarak esasa girmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılamada tazminat şartlarının ve miktarının doğru belirlendiğini saptayıp davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün oy birliğiyle onanmasına karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Koruma tedbiri tazminatlarında temyiz kesinlik sınırı tartışması HGK'nın 2023 tarihli içtihadıyla kararı veren mahkemeye göre çözülmektedir; vekiller kesinlik itirazını veya savunmasını bu ölçüye göre kurmalıdır. Ayrıca aynı ceza dosyasında kalan tali bir suç kalemi için düşme kararının beklenmesinin gerekmediği, tedbirin ihlalsiz kapatıldığının bildirilmesinin yeterli görüldüğü bu emsalde tazminat davasının erken açılabilmesine dayanak sunar.