Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1331 E. , 2025/5942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3724 E., 2023/102 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1331 E. , 2025/5942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3724 E., 2023/102 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000 TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 26.099,07 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hükmedilen maddi tazminatın 26.074,94 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 26.074,94 TL maddi, 155.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; bozma öncesi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı temyiz isteminde bulunulmuş olmasına karşın, temyiz dilekçesinin istinaf dilekçesi olarak kaydedilmesi suretiyle davalının temyiz isteminin incelenmesi olanağının ortadan kaldırıldığına, kalem personelince yapılan hatanın kamu aleyhine sonuç doğurduğuna, davalı tarafının temyiz dilekçesinin işleme konulmaması nedeniyle davacı bakımından usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğine, tazminat koşullarının oluşmadığına, faize hükmedilmemesi gerektiğine, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı belirlendiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/35 Esas- 2015/393 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 05.06.2008-02.03.2012 tarihleri arasında 1366 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.12.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükmün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının tutuklu bulunduğu cezaevinden 23.10.2011 tarihinde firar etmiş olması nedeniyle tutuklama müzekkeresinin 05.06.2008-23.10.2011 tarihleri arasında infaz gördüğü ancak bozma öncesi hükmün yalnızca davacı tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle davacının maddi tazminat yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği kabulü ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dairemizin 10.10.2022 tarihli ve 2021/3434 Esas-2022/6368 Karar sayılı bozma kararı öncesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince de temyiz isteminde bulunulmuş olmasına karşın, temyiz dilekçesinin istinaf dilekçesi olarak kaydedilmesi suretiyle davalı temyizinin temyiz incelemesi olanağının ortadan kaldırıldığı, davalı tarafın temyiz dilekçesinin işleme konulmamasının davalının kusurundan ileri gelmediği, bu itibarla ilk hükmün yalnızca davacı tarafından temyiz edildiğinden ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; 05.06.2008-02.03.2012 tarihleri arasında tutuklu kalan ve 23.10.2011 tarihinde cezaevinden firar etmesi nedeniyle tutukluluğu 05.06.2008-23.10.2011 tarihleri arasında infaz gören davacı bakımından maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "23.156,96" TL olarak tayin edilmesi yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "26.074,94" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün maddi tazminatın belirlendiği kısmında yer alan"26.074,94 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "23.156,96 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı, uyuşturucu ticareti suçundan 1366 gün tutuklu kaldıktan sonra beraat etmiş, haksız tutukluluk nedeniyle tazminat istemiştir. Davacının cezaevinden firar ettiği dönem tutukluluk süresinden düşülmüş; ayrıca davalının önceki temyiz dilekçesinin sehven istinaf dilekçesi olarak kaydedilmesi nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak bulunup bulunmadığı tartışılmıştır.
Hukuki İlke: Tutuklunun firar ettiği dönem tutukluluk süresinden düşülür ve maddi tazminat, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanır; davalının temyiz dilekçesinin kalem hatasıyla işleme konulmaması, davacı lehine usuli kazanılmış hak doğurmaz.
Uygulama Sonucu: Düzeltilerek onama: fazla belirlenen maddi tazminat miktarı çıkarılıp firar dönemi düşülerek net asgari ücrete göre hesaplanan tutar yazılmak suretiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Haksız tutuklama tazminatında firar süresi maddi tazminata dahil edilmez; ayrıca temyiz dilekçesinin yanlış kaydedilmesi gibi kalem hataları ilgilinin kusurundan sayılmayarak usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırabilir, bu nedenle dilekçenin doğru kaydedildiği takip edilmelidir.