Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2223 E. , 2025/8157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/796 E., 2025/587 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Düşme kararı verilmek suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması İlk Derece
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2223 E. , 2025/8157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/796 E., 2025/587 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Düşme kararı verilmek suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; sanık hakkında "...Sanığın eylemine uyan TCK'nın 134/2 1.inci cümle maddesinde düzenlenen suç TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 10.06.2013 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 17.02.2017 tarihleri arasındaki dönemdeki 3 yıl 8 ay 7 günlük günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra TCK'nın 67/2-a maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 25.01.2012 tarihinden 07.11.2023 olan hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği, buna göre CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği..." gerekeçesiyle gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, dava zamanaşımı hesaplanırken hataya düşülerek düşme hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE VE KARAR Sanığın olay tarihi itibariyle eşi olan katılanın aile konutunda başka kişileri getirmesinden şüphelenerek gizli kamera yerleştirdiği, katılanın başkalarıyla cinsel yakınlaşma anlarına ilişkin görüntüleri kaydedip CD'ye aktardığı, üçüncü kişilerin CD'ye erişmesini sağlayarak görmesine neden olduğu olayda sanığın eyleminin Mahkemece kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanunun 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ifşa suretiyle ihlal suçunu oluşturduğu, bu suçun dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 8 yıl olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle 3 yıl 8 ay 7 gün durma süresi nazara alındığında, sanık hakkında zamanaşımını kesen son işlemin Yerel Mahkemenin 24.03.2022 tarihli ve 2021/797 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararının olduğu gözetilmeden, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.