Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4981 E. , 2025/6717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 766 Esas, 2024/ 810 Karar. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4981 E. , 2025/6717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/ 766 Esas, 2024/ 810 Karar. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle yaralama suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1,2-b, 62/1, 52/2, 4, 53/6 maddeleri uyarınca neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma ilamı üzerine mahkemece sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin verilen karara katılan vekilinin itirazı üzerine dosyanın yeni esas alarak genel hükümlere göre yapılan yargılamada sanığın TCK'nın 89/1,2-b, 52/2, 4, 53/6 CMK 251/3 maddeleri uyarınca neticeten 225 gün adli para cezası ile ile cezalandırılmasına, 6ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma ilamı üzerine mahkemece sanık hakkında TCK'nın 89/1,2-b, 22/3, 52/2,4, 53/6 CMK 251/3 maddeleri uyarınca neticeten 300 gün adli para cezası ile ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; Cezanın az olduğuna, sanık hakkında hapis cezası verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; Kazanın meydana gelmesinde katılanın kusurlu olduğuna, sanığın kusursuz olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü saat 23:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, 12 metre genişliğindeki yolda seyir halindeyken istikametine göre sağından yolun soluna geçmekte olan katılan yayaya çarptığı, kaza nedeniyle katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez 5. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; İki yönlü, iki şeritli yolda seyir halindeyken, sollama yasağı olan yol kesiminde önündeki aracı sollamak üzere karşı şeride girdiği esnada, otomobilin gidişine göre sağdan sola doğru geçmekte olan ve bu geçişin önemli kısmını tamamlayan yayaya, karşı kaldırıma 1,5-2 metre mesafe kala çarptığı, anlaşılan sanığın sollama yasağına rağmen sollama yaptığı eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, atılı suçun dava zamanaşımı süresinin TCK'nun 66/1-e ve 67.maddeleri hükmüne göre 8 yıl olagan, 12 yıl olaganüstü olarak belirlendiği, suç tarihinin 25.05.2013, zamanaşımını son kesen işlemin sanığın mahkumiyetine karar verilen 17.12.2024 tarihli hüküm olduğu, hükümden sonra geçen sürede 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 25.05.2025 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.