İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/4991 Karar: 2026/1049 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4991 K.2026/1049)

12. Ceza Dairesi 2025/4991 E. , 2026/1049 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenlen : Katılan vekili, sanık müdafii Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/4991 E. , 2026/1049 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenlen : Katılan vekili, sanık müdafii Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/4991 E. , 2026/1049 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenlen : Katılan vekili, sanık müdafii Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar verilmiş,sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce ".... tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilmesi ve sanığın, olay yerindeki hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5327 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, dosya kapsamında teknik anlamdaki hız tespiti bulunmadığı gibi sanığın hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiği yönünde başkaca delil de olmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini," gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; fazla ceza verildiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık hakkında 22/03/2016 tarihli 2015/6 56... /206 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece verilen karara karşı taraflarca temyiz yoluna gidildiği, bunun üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 23/05/2024 tarihli 2020/104 72... /2618 Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen kararın bozulduğu, anılan bozma ilamında "... 1-Yukarıda izah edilen oluşa, dosya içeriğine göre tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilmesi, 2- Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre; sanığın, olay yerindeki hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5327 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, dosya kapsamında teknik anlamdaki hız tespiti bulunmadığı gibi sanığın hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiği yönünde başkaca delil de olmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ..." şeklinde gerekçeye yer verildiği anlaşılmıştır. Bozma kararı sonrasında dosya yeni esasa kaydedilmiş ve bu doğrultuda yeniden yargılama yapılmıştır. Buna göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde vicdani kanaate varılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak ceza tayin edilmiş, sanığın olay yerindeki hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5327 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup dosya kapsamında teknik anlamdaki hız tespiti bulunmadığı gibi sanığın hız sınırının bir katını aşacak şekilde seyrettiği yönünde başkaca delil de olmadığı anlaşılmakla koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 22/3 maddesi uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yerel Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında sanık ismi yanlış yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş olup; mahkemenin gerekçesi yeterli kabul edilerek, temel ceza miktarının isabetli olduğu değerlendirildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık tali kusurlu olarak neden olduğu trafik kazasında bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Önceki bozmada bilinçli taksirin (teknik hız tespiti bulunmaması) uygulanamayacağı belirtilmiş, mahkeme bozmaya uyarak TCK 85/1'den 2 yıl 1 ay hapse hükmetmiştir. Tebliğname bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Failin hız sınırının bir katını aştığına dair teknik hız tespiti veya başkaca delil yoksa TCK 22/3 bilinçli taksir uygulanamaz. Tali kusurlu failde temel cezanın belirlenmesinde mahkemenin gerekçeli takdiri isabetliyse tebliğnamedeki bozma görüşüne uyulmaz.

Uygulama Sonucu: Onama (tebliğnameye aykırı)

Dava Strateji Notu: Bilinçli taksir suçlamasına karşı teknik hız tespiti bulunmadığını vurgulamak etkili savunmadır; dosyaya somut hız verisi girmedikçe TCK 22/3 uygulanamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla