Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5556 E. , 2025/7242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E.,2025/462 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın,
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5556 E. , 2025/7242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E.,2025/462 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında, İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/111Esas ve 2020/313 Karar sayılı ilamıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, kararın katılan vekili ve o yer cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanunun 70/1, 5237 sayılı TCK'nun 62, 52/1,2,4 53/1,2, 51 inci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyizi üzerine kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2024 tarihli 2022/2977E., 2024/7549K sayılı ilamıyla "5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" açık, amir hükmüne aykırı olarak aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği sabit olmakla birlikte, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında davaya konu kültür varlıklarını ... Vadisinde gezerken subaşında bir poşet içerisinde bulduğunu beyanı karşısında eylemin 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “kültür varlıklarını bulundurma” suçunun oluşturmayacağı , 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne uymama” suçunu oluşturabileceği ancak bu suçun oluşabilmesi için ise, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtildiği üzere, bulunan veya yeri bilinen kültür varlığının, 3 gün içerisinde ilgili birimlere bildirilmemesinin gerekli olduğu, olayda ise sanığın davaya konu eserleri arama işleminden 1 gün önce bulduğuna ilişkin savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserin ele geçirilmesi nedeniyle 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı dikkate alındığında beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin astsubaylıktan emekli olan sanığın söz konusu 2863 sayılı yasa hükümlerini bildiği ve buna göre eyleminin suç vasfını değiştirecek nitelikte beyanlarda bulunduğu gerekçe gösterilerek, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sair ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğüne sanığın ikametinde tarihi eser bulunduğu, bu eserlerin satışını yapmak için müşteri aradığı yönünde yapılan ihbar üzerine Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sanığın ikametinde İzmir 7.Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı doğrultusunda yapılan usulsüz aramada 228 adet sikke, 6 adet yüzük ve 4 adet çana el koyma işlemi yapıldığı, ele geçen kültür varlıklarına ilişkin düzenlenen Müze Müdürlüğü raporuna göre 228 adet bronz sikkenin muhtelif dönemlere ait olduğu, üç adet metal yüzüğün Roma dönemine ait olup kültür varlığı niteliğinde olduğu, kalan diğer 3 adet metal yüzük ile 4 adet çanın ise günümüz malzemesi olup 2863 sayılı yasa kapsamında bulunmadığının tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında davaya konu kültür varlıklarını arama işleminden bir gün önce ... Vadisinde gezerken subaşında bir poşet içerisinde bulduğunu beyan ettiği dosya kapsamında; Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde"Yargıtay bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada; sanığın önceki savunmalarını tekrar ederek Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep ettiği, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 12/12/2024 tarihli bozma kararında ayrıntıları ile açıklandığı üzere; sanığın evinde yapılan aramanın 5271 sayılı CMK'nın 119/4 maddesine aykırı olarak yapıldığı gibi sanığın evinde bulunan dava konusu taşınır kültür varlıklarını bir gün önce Homeros Vadisi girişinde bulduğuna ilişkin savunmasının aksine delil bulunmadığı, dolayısıyla 2863 sayılı Yasanın 4.maddesinde öngörülen 3 günlük bildirim süresinin dolmadığı. Bu nedenle sanığa isnat olunan suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından" gerekçeleriyle bozma ilamı doğrultusunda sanığın beraatine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.