KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/5548 E., 2025/8220 K.
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/410 E., 2025/713 K
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Detayı
692 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde.
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde,
7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
(3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ıslah ile tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 41.687,9 TL maddi, 61.425,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş,
bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 41.688,92 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 15.12.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddine, hükmedilen tazminatların fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/1 66... /207 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 15.12.2016-14.03.2019 tarihleri arasında 819 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.06.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı,
tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında, dava tarihinin ''09.07.2019'' yerine hatalı olarak ''16.07.2019'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Davacı, uyuşturucu imal ve ticareti suçundan 819 gün tutuklu kaldıktan sonra beraat etmiş; haksız tutukluluk nedeniyle açtığı tazminat davası kısmen kabul edilmiş, bozma sonrası manevi tazminat 150.000 TL'ye yükseltilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Manevi tazminat; davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutuklu kalınan süre ve hak-nesafet ilkeleri gözetilerek belirlenmelidir; bu ölçütlere uymayan eksik manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Uzun süreli haksız tutukluluk (819 gün) tazminatında manevi tazminatın düşük belirlenmesi bozma sebebidir; davacı vekili, tutukluluk süresi ile faiziyle elde edilecek parasal değer arasındaki dengeyi ve hak-nesafet ölçütlerini somutlaştırarak yüksek manevi tazminat talebini temellendirmelidir.