İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5722 Karar: 2026/2301 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Taksirle Öldürme Kararı (E.2025/5722 K.2026/2301)

12. Ceza Dairesi 2025/5722 E. , 2026/2301 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık, katılan ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme netic

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5722 E. , 2026/2301 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık, katılan ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme netic

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5722 E. , 2026/2301 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık, katılan ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1-Katılanın temyiz talebinin incelenmesinde; Katılanın yokluğunda verilip 07.03.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı,karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 17.04.2025 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla,katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerininin incelenmesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 89/1-2.b-e. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, bozma kararı öncesi sanığın mahkumiyetine dair 17.09.2015 tarihli mahkumiyet kararı olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresi hüküm tarihinden önce 17.09.2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE; Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Asliye ceza mahkemesinde taksirle yaralama suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, Dairenin önceki bozma ilamı üzerine yeniden hüküm kurulmuş; sanık, katılan ve mahalli C. savcısı temyiz etmiştir. Katılanın temyizi bir haftalık yasal süre geçtikten sonra yapıldığı için reddedilmiş, esasa girildiğinde ise zamanaşımını kesen son işlemin bozma öncesi 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve 8 yıllık sürenin hükümden önce dolduğu belirlenmiştir.

Hukuki İlke: Taksirle yaralama (TCK 89/1-2.b-e) 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabidir (TCK 66/1-e); zamanaşımını kesen son işlemden itibaren süre yeniden işler ve bu süre hüküm tarihinden önce dolmuşsa, CMK 223/9 anlamında derhal beraat koşulları da yoksa kamu davasının düşmesi gerekir. Süresinde yapılmayan temyiz istemi esasa girilmeden reddedilir.

Uygulama Sonucu: Bozma (zamanaşımı nedeniyle) ve kamu davasının düşmesi; katılanın süre yönünden temyiz isteminin reddi

Dava Strateji Notu: Bozma üzerine dosya yeniden görülürken zamanaşımını kesen son işlem tarihini (genellikle ilk mahkûmiyet kararı) hesaplayıp 8 yıllık süreyi takip edin; süre dolmuşsa düşme talebi doğrudan sonuç getirir. Ayrıca katılan tarafta bir haftalık temyiz süresine mutlak riayet edin, aksi halde esasa hiç girilmeden ret gelir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla