Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6735 E. , 2025/8112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1906 E., 2025/1549 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6735 E. , 2025/8112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1906 E., 2025/1549 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1, 63... /6 maddeleri uyarınca 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63... /6 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın en üst hadden cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ATK raporunun yetersiz olduğuna, ölenlerin aniden yola atladığına, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.07.2025 tarihinde saat 15:30 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile seyir halinde iken meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, 2 şeritli bölünmüş yolda, yatay ve düşey işaretleme ile belirlenmiş yaya geçidi üzerinde, kuru zeminde, açık havada, azami hız limitinin 50 km/s olduğu caddede yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen ... ve ...'ya aracının sol ön kısmı ile çarpması sonucu vefat ettikleri olayda; meydana gelen kazada kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ve ATK raporunda kazanın oluşumunda sanığın asli kusurlu olduğu, müteveffaların ise kusursuz olduklarının belirtildiği, kaza mahallinin yaklaşık 100 metre gerisinde sol orta refüjde hız sınırının 50 km/s olduğu ve yaya geçidine yaklaşıldığına ilişkin trafik uyarı levhalarının bulunduğu, yaya geçidi üzerinde ve gerisinde fren izi olmadığı, yaya geçidi üzerinde her iki yönde uyarı levhası bulunduğu, araç sürücüsünün yaya geçidi alanını görüş açısının yeterli olduğu önünde görüşe engel araçların olmadığı, görüşüne engel bir durumun bulunmadığı, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde bölünmüş yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yola gerekli dikkatini vermeyerek hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamayıp (alınan bilirkişi raporlarına göre sanığın hızının 88km-90km arasında olduğu mahkemece kabul edilmiş) yatay ve düşey işaretleme ile belirlenmiş yaya geçidine yaklaşırken buradan geçen veya geçmek üzere olan yayalara ilk geçiş hakkını verebileceği şekilde uygun hızla tedbirle yaklaşmamış bu haliyle geldiği yaya geçidinde seyrine göre soldan orta refüj aralığından yola giren yayalara önlemsiz şekilde çarparak ölümlerine sebep olduğu için sanığın taksirli davranışı ile 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a ve 74/a maddelerini ihlal ettiği için asli kusurlu olduğu, ölenlerde herhangi bir kusur tespit edilmediği, sanığın 50 km/s hız sınırının bulunduğu yolda 88-90 km hızla aracını kullanması, yaya geçidinin bulunduğu yönündeki trafik işaretlerini dikkate almadan yüksek hızla aracını sevk ve idare etmeye devam ederek yaya geçidine geldiğinde yavaşlamadan ve durmadan yayalara çarpmak suretiyle ölümlerine sebep olması nedeniyle neticenin öngörülebilir olduğu, bu haliyle sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR 2918 sayılı Kanun'un 74. maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar " hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve hükmedilen temel cezadan 5237 sayılı Kanun'un 22/3. fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği hususu dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince ''sanığın 50 km/s hız sınırının bulunduğu yolda 88-90 km hızla aracını kullanması, yaya geçidinin bulunduğu yönündeki trafik işaretlerini dikkate almadan yüksek hızla aracını sevk ve idare etmeye devam ederek yaya geçidine geldiğinde yavaşlamadan ve durmadan yayalara çarpmak suretiyle ölümlerine sebep olması nedeniyle neticenin öngörülebilir olduğu, sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kanaatine varılmakla'' şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı, hız sınırının iki kat üzerinde olmasına yönelik herhangi bir gerekçesinin olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulması üzerine yapılan yargılamada; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde düzenlenen ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşmak isabetli ise de, çok fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca olay mahallinin gerisindeki yaya geçidi yaklaşım levhasını dikkate alıp hızını her an duracak şekilde azaltmadığı, olay mahallinde işaretlerle belirlenmiş yaya geçidi bulunmasına rağmen tedbirsizce seyrine devam etmesinden ibaret bulunduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmüne rağmen azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 50 km/s hız sınırlı meskun mahalde 88-90 km hızla, yatay-düşey işaretlerle belirlenmiş yaya geçidinden geçen iki yayaya çarparak ölümlerine neden olmuş; bilinçli taksirle TCK 85/2, 22/3 uyarınca mahkûm edilmiştir. Tam kusurlu, ölenler kusursuzdur.
Hukuki İlke: İki kişinin ölümüne tam kusurla neden olunan olayda temel ceza belirlenirken TCK 61/1 ve 3/1 orantılılık ilkesi gereği alt sınırdan uzaklaşmak isabetli olsa da teşdit derecesinde ölçü aşılamaz; bilinçli taksir artırımında TCK 22/3'ün öngördüğü üçte bir–yarı aralığında ihlalin ağırlığına uygun oran seçilmeli, azami oran gerekçesiz uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: bozma (fazla ceza tayini nedeniyle; bilinçli taksirin varlığını isteyen tebliğname bozma görüşüne ise iştirak edilmedi)
Dava Strateji Notu: Trafik ölümlerinde sanık müdafii, bilinçli taksirin varlığını çürütemese bile teşdit ve TCK 22/3 artırım oranının ihlalin gerçek ağırlığıyla orantısızlığını işleyerek ceza indirimi elde edebilir; 'azami oranda artırım' kararlarında gerekçe denetimi güçlü bir temyiz sebebidir.