Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/690 E. , 2025/4549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/1106 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... ve katılan ... vekili, katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünde
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/690 E. , 2025/4549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/1106 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... ve katılan ... vekili, katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden, sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde 09.05.2023 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden önce, sanığın, tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalıyla gönderdiği 28.04.2023 tarihli dilekçe ile hükmün onanmasını talep ettiği ve 01.06.2023 tarihli beyan tutanağı ile de temyiz talebinde bulunmak istemediğini ifade ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan ... ve katılan ... vekili, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 81/1, 21/2, 53/1, 58/6-7 ve 63. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanığın, sanık müdafiinin ve katılan ...'ın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, suçun nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...'ın ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; tanıklara soru sorma hakkı tanınmadan ve son sözleri sorulmadan usûl ve kanuna aykırı şekilde karar verildiğine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.12.2007 tarihli ve 2006/8147 Esas, 2007/9996 Karar sayılı dava konusu olaya emsal nitelikteki kararı da göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması ve sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, karar içeriğindeki 5271 sayılı CMK'nın 289. maddede belirtilen hukuka kesin aykırılık nedenleri de dikkate alınarak, hükmün bozulması istemine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.12.2007 tarihli ve 2006/8147 Esas, 2007/9996 Karar sayılı dava konusu olaya emsal nitelikteki kararı da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eyleminin olası kast ile adam öldürme suçu kapsamında olduğu kabul edilerek, üst sınırdan cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü ...'nın, 07.03.2022 günü öğleden sonra, idaresindeki ... 11 ... marka 1994 model otomobil ile Bahçelievler Mahallesi Aşık Mahsuni Şerif Parkı'na giderek burada bir miktar alkol aldığı, daha sonra arkadaşı olan tanık ...U.yu bulunduğu yere çağırdığı ve saat 18.30 - 19.00 sıralarında sanıkla adı geçen tanığın birlikte alkol almaya devam ettikleri, saat 19.00 sıralarında, sanığın, yönetimindeki araçla tanık ...U.yu bir market önünde bırakarak, Mimarsinan Mahallesi Cemilbey Caddesi No.50 üzerinden Ortaköy ilçesi istikametine seyir hâlindeyken, gidişine göre yolun solundan sağına doğru yaya geçidini kullanarak geçiş yapmak isteyen yaya ...'a, yolda geçmekte olan diğer araçlar durarak yol vermesine ve alkollü olan sanığın da bunu görmesine rağmen yol vermeyerek ve fren yapmayarak, yüksek hızla çarptığı, adı geçen yayanın çarpmanın etkisi ile kaputun üstüne düşmesi üzerine bu kez sanığın fren yaparak durduğu, fren yaparak durma esnasında aracın adı geçen yayayı altına alarak ön tekerler ile üzerinden geçtiği, bunun üzerine aracın askıda kalarak bir süre durduğu, bu kez de çarptığı yayaya yardım etmek yerine olay yerinden kaçmak isteyen sanığın, çarptığı yaya aracın altında ön ve arka tekerleri arasında olmasına rağmen gaza basarak, çarptığı yayanın üzerinden arka tekerler ile de geçtiği ve hemen sağ tarafta bulunan sokağa dönerek, Mimar Sinan Camii önünden Mimar Sinan Mahallesi 10. Cadde yeni sanayi yönüne döndüğü ve burada bulunan PTS kamerası önünden kazadan hemen iki dakika sonrasında saat 19.27'de geçiş yaptığı, oradan da Mimarsinan Mahallesi 10. Cadde'den Sanayi 11. Cadde'ye dönerek, sanayi kavşağında ikametinin bulunduğu sokakta durduğu, kazanın ardından hastaneye kaldırılan ...'ın ise tedavisi devam ederken aynı gün öldüğü, sanığın, kaza yerinden kaçıp, kaza tarihinden bir gün sonra yakalanması nedeniyle 0 promil yani alkolsüz olduğu belirlenmiş ise de kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığının bilimsel olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin Adli Tıp Kurumu uygulamasına ve tanık ...'nin kazadan hemen önce sanıkla beraber alkol aldıklarına dair beyanına göre kaza anında alkollü olduğunun anlaşıldığı, ayrıca .... İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 19.08.2022 tarihli cevabi yazısı ile kaza tarihinde sanığın sürücü belgesinin olmadığının tespit edildiği, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen olayda; "Olay sırasında alkollü olan ve sürücü belgesi bulunmayan sanığın, yaya geçidinde müteveffa yayayı görmesine rağmen hızını azaltmayıp ve diğer araçların durduğunu görmesine rağmen durmayarak hızlı bir şekilde yaya geçidinden geçerek ve önüne müteveffa yaya çıkmasına rağmen frene çarpma anına kadar basmayarak, üstelik sanığın kullandığı aracın çarpma anından sonra frene basılması nedeniyle müteveffayı aracın altına alıp önce ön tekerlerle üstünden geçip daha sonra araç durduktan sonra ise müteveffaya yardım etmek yerine olay yerinden kaçmak için bu kez de gaza basarak aracın ön ve arka tekerleri arasında bulunan müteveffanın üzerinden arabanın arka tekerleri ile de geçerek sanığın, meydana gelen muhtemel neticeyi engellemeye yönelik herhangi bir davranışı bulunmadığından eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu" kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 81/1 ve 21/2. maddeleri uyarınca olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanığın, sanık müdafiinin ve katılan ...'ın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın savunmalarında olayın fren yapamayacak kadar ani bir şekilde geliştiğini beyan etmiş olması, olay yerinde fren izi olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmaması, olayın görgü tanıklarından olan tanık ... Ç.nin, fren sesi üzerine dışarıya baktığı ve fren etkisiyle ölenin aracın önüne düştüğünü gördüğü yönündeki beyanlarının dosyadaki bu tespit ve diğer tanık beyanları ile örtüşmemesi, olayın diğer görgü tanıkları olan ... Ş. ve ... Ö.nün sanığın yayaya çarptıktan sonra durmadan yoluna devam ettiğini beyan etmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ölene çarpıp, aracın ön tekerlerinin ölenin üstünden geçtikten sonra durması ve daha sonra sanığın tekrar gaza basarak bu kez arka tekerlerinin ölenin üzerinden geçmesi hususundaki oluşan şüphenin giderilemediği, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği olayın sanığın yönetimindeki araç ile ölene çarpıp durmadan üzerinden geçmek suretiyle sonuçlandığının kabulü gerektiği, bu hâliyle sanığın sübut bulan eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturmadığı, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden ; Sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde 09.05.2023 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden önce, sanığın, tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalıyla gönderdiği 28.04.2023 tarihli dilekçe ile hükmün onanmasını talep ettiği ve 01.06.2023 tarihli beyan tutanağı ile de temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 266/3. maddesinde "150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır." biçiminde yer alan müdafiin iradesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin istisna hâlin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla, 5271 CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Diğer Temyiz İstemleri Yönünden ; Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır. Bu kapsamda incelenen dosya içeriğine göre hakkında sürücü belgesiz araç kullanmaktan 10 kez, alkollü araç kullanmaktan 5 kez idari işlem yapılan ehliyetsiz, 52 yaşındaki sanık sürücü ...'nın, sevk ve idaresindeki otomobil ile 07.03.2022 tarihinde gece vakti saat 19.25 sıralarında, yağmurlu havada, aydınlatması mevcut ve azami hız limitinin 30 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, orta refüjü korkuluk demirli, genişliği 11 metre olan üç şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi ıslak ve nemli, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmadığı Cemil Bey Caddesi üzerinden Ortaköy ilçesi istikametine seyir hâlindeyken, 52 metre gerideki dikkat kasis levhası, 25 metre gerideki 30 km hız tahdit levhası ve 2 metre gerideki yaya geçidi levhasını dikkate almayıp, mevcut hızını düşürmeksizin seyrine devamla kasisi geçtikten sonra, gidiş istikametine göre yolun solundan sağına doğru yaya geçidini kullanarak karşıdan kaşıya geçiş yapmak isteyen ve görgü tanığı ... Ö.nün anlatımına göre henüz bir iki adım atmış olan 74 yaşındaki ...’a, yaya geçidi üzerinde ve yolun sol şeridinde, otomobilin sol ön kısmı ile önlemsizce çarptığı ve adı geçen yayanın genel beden travmasına bağlı yaygın kaburga, ekstremite, pelvis kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, pnömotoraks sonucu kaldırıldığı hastanede aynı gün öldüğü, sanığın ise yayaya çarptıktan sonra durmayıp, kaza yerini terk ettiği, oluşa ve dosya kapsamına uygun Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15.04.2022 tarihli raporunda, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisinde, gece vakti, yağışlı havada seyir hâlinde iken, yola gereken dikkatini vermeyip, yaya geçidi bulunan kaza mahallinde yayalara ilk geçiş hakkını bırakabilecek şekilde hızını azaltmaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği olayda; Tanık ...U., kazadan önce sanıkla buluştuklarını, o sırada sanığın alkollü ve sarhoş olduğunu, buluşmalarından sonra da sanığın bir bardak votka içtiğini, seyir hâlindeyken ise alkol almadığını ifade etmiş ise de sanığın kaza tarihinden bir gün sonra yakalanması nedeniyle 08.03.2022 tarihinde saat 07.05'te alkolmetre cihazıyla yapılan ölçümde 0 promil yani alkolsüz olduğunun belirlendiği, dolayısıyla sanığın, kaza anında, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak düzeyde, 1,01 promil ve üzerinde alkollü olup olmadığının belirlenemediği, Ayrıca, tanık ... Ç., kovuşturma evresindeki anlatımlarında; kaza yerine 50 metre mesafedeki evinin balkonundan kaza anını gördüğünü ve çarpma öncesi fren sesi duyduğunu beyan etmiş ise de adı geçen tanığın duruşmada içeriğini doğruladığı ilk ifadesinde bu yönde herhangi bir anlatımının bulunmadığı, diğer görgü tanığı ... Ö.nün çarpma öncesi sanığın frene basmayıp, çarpmadan sonra hiç durmadan seyrine devam ettiğini beyan ettiği, trafik kazası tespit tutanağında da otomobilin fren izi uzunluğuna ve hızına ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sanığın yönetimindeki otomobil ile fren tedbirine başvurmaksızın yayaya çarpıp, durmadan üzerinden geçmek suretiyle yayanın ölümüne neden olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Sonuç olarak trafik işaret levhalarıyla uyarılmasına ve görgü tanığı ... Ö.nün anlatımına göre sağ tarafında bulunan seyir hâlindeki araç yavaşlamasına rağmen yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmayan sanığın, yaya geçidinden her an bir yayanın geçebileceğini, mevcut hızından dolayı duramayacağını, bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, özellikle de yaya geçidinin boş olmasından faydalanarak geçişini tamamlayabileceğine ve şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, mevcut hızıyla tehlikeli şekilde geçiş yaptığı yaya geçidi üzerinde, gidiş istikametine göre yolun solundan sağına doğru yaya geçidini kullanarak karşıdan kaşıya geçiş yapmak isteyen yaya ...’a, fren tedbirine de başvurmaksızın önlemsizce çarparak, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasına neden olduğu, bununla birlikte meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine dair dosya kapsamında her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu sebeple olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın bir kişinin ölümüne neden olma eyleminde, 26.10.2018 tarihli ve 30577 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 7148 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi:" başlıklı 74. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar." şeklindeki suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan hüküm de göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirle hareket ettiği ve Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, "... Sanığın maktule çarpmasının ardından, tekrar üzerinden geçtiğine dair yeterli ve kesin kanıtlara ulaşılamamışsa da, alkollü bir vaziyette, meskun mahal içinde, gece vakti, yağışlı havada seyir halindeyken yola gereken dikkati vermeyen, yaya geçidi bulunan olay mahallinde yayalara ilk geçiş hakkını bırakacak şekilde hızını azaltmayan, yolda bekleyen araçları gördüğü halde frene bile basmadan karşıya geçiş yapmak isteyen maktule çarparak ölümüne sebep olan ve neticeyi açıkça öngörebilecek durumda olmasına rağmen fiilini işleyen sanığın, TCK'nın 81, 21/2 maddeleri uyarınca 'olası kastla öldürme' suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi..." biçimindeki gerekçelerle hükmün bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında katılan ... ve katılan ... vekili ile katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.