Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/620 E. , 2025/3978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/402 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılan sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inc
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/620 E. , 2025/3978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/402 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılan sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın katılan sanık, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2020/11089 Esas, 2024/3428 Karar sayılı ilâmıyla, bilinçli taksir hükümlerine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temel cezanın orantılılık ilkesine aykırı şekilde az miktarda artırılmasının, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmasının ve katılan yararına vekalet ücretine karar tarihi itibariyle güncel olarak hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, ceza miktarına ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırılığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü temyiz dışı sanık Sinan Çoban'ın idaresindeki yarı römork takılı çekici ile, yağmurlu havada, meskun mahal dışı, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda, ıslak zeminde seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden sarı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yaptığı sırada, aracının sağ ön ve yan kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sağdan kavşağa giriş yapan ve kendisine kırmızı fasılalı ışık yanmakta olan sürücü katılan sanık ...'ın idaresindeki kamyonun sol ön kısımlarına çarpmasıyla, kamyondaki bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda, mahkemece katılan sanık ...'ın asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilerek, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi de gözetildiğinde sonuç cezanın olayın kapsamıyla örtüştüğü ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, mahkemenin bu hususları dikkate alarak takdir hakkını kullandığı gözetildiğinde bu hususlarda bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... Geçgel lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 9.fıkrası kaldırılarak yerine ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 48.000 TL vekalet ücretinin katılan sanıktan alınarak katılan ...'a verilmesine'' ibaresinin eklenmesiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.