Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/7911 E. , 2026/2608 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1062 E., 2025/1670 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine ku
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/7911 E. , 2026/2608 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1062 E., 2025/1670 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 08.10.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00TL maddi ve 1.000.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü 105.775,30 TL maddi ve 70.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 34.158,65 TL'ye indirilmesi ve manevi tazminatın 210.000,00TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 17.800,52 TL maddi tazminatın iş akdinin fesih tarihi olan 30.11.2012 tarihinden ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, maddi tazminatın eksik ve hatalı hesaplandığına, avukatlık ücretinin ve cezaevi masraflarının tazminat hesaplamasına dahil edilmediğine, hükmedilen manevi tazminatın davacının zararını gidermediğine, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına ve maddi-manevi tazminat bakımından ayrı olarak hesaplanması gerektiğine, davanın tam kabulüne ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat koşullarının oluşmadığına, davanın reddi gerektiğine, davanın süre yönünden reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/22 Esas - 2015/6 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 24.11.2010-25.09.2014 tarihleri arasında 1401 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.01.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlamasıyla 24.11.2010-25.09.2014 arasında 1401 gün gözaltında ve tutuklu kalan, 21.01.2015'te kesinleşen kararla beraat eden davacı, 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece ve BAM aşamalarından sonra 12. Ceza Dairesinin bozması üzerine yeniden yapılan yargılamada 17.800,52 TL maddi tazminata iş akdinin feshi tarihi olan 30.11.2012'den, 500.000 TL manevi tazminata ise gözaltı tarihi olan 24.11.2010'dan işleyecek yasal faiziyle hükmedilmiş; her iki taraf yeniden temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Koruma tedbiri tazminatında 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle HMK ek 1. maddede yapılan değişiklik uyarınca temyiz kesinlik sınırının uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır; maddi tazminat faizi zararın doğduğu tarihten (iş akdinin feshi), manevi tazminat faizi ise gözaltı tarihinden başlatılabilir ve bozmaya uyularak doğru belirlenen miktarlar temyizde korunur.
Uygulama Sonucu: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tazminat şartlarının oluştuğu ve miktarın doğru saptandığı kabul edilerek her iki tarafın temyiz istemleri CMK m. 302/1 uyarınca esastan reddedilmiş, hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
Dava Strateji Notu: 1401 günlük tutukluluk için manevi tazminatın bozma sonrası 210.000 TL'den 500.000 TL'ye çıkarak onanması, uzun tutukluluklarda ısrarlı temyizin miktarı ciddi biçimde artırabildiğini gösterir; maddi tazminatta ise avukatlık ücreti ve cezaevi masrafları gibi kalemlerin hesaba katılması talebinin reddedildiği unutulmadan hesap bilirkişi raporundaki gelir kaybı üzerine kurulmalıdır.