İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/879 Karar: 2025/5312 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/879 K.2025/5312

12. Ceza Dairesi 2025/879 E. , 2025/5312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/106 K. HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2023/38 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile davanın red

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/879 E. , 2025/5312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/106 K. HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2023/38 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile davanın red

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/879 E. , 2025/5312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/106 K. HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2023/38 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin hükmün, istinaf incelemesi ile talep edilen miktarın kesinlik sınırın altında olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilerek 18.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 06.02.2025 tarihli ve 94660652-105-06-22906-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22970 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22970 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2023 tarihli kararı ile, tazminat davasına konu ödemenin 07/01/2021 tarihinde yapıldığı, davanın ise 29/11/2022 tarihinde açıldığından bahisle yasal süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesinin 142/4. maddesinde yer alan "Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir konuya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11/11/2015 tarihli ve 2015/13049 esas, 2015/17584 karar sayılı ilamında yer alan "Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının işlem ve kararlarındaki her türlü hata, özensizlik veya yanlış, ilgililer açısından tazminat hakkını doğurmaz. Bu nedenle ilgilinin öncelikle bu işlem veya karar nedeniyle zarara uğradığını hukukun genel ilkeleri kapsamında ispatlaması gerekmektedir. Yine bu haller nedeniyle hükmedilen tazminatın ödenmesi dolayısıyla, Devletin ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısına rücu edebilmesi de ancak; CMK’nın 141/4. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi, başka bir anlatımla hakim veya Cumhuriyet savcısının icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilmesine bağlıdır.'' şeklindeki, Açıklamaları göz önüne alındığında, rücu davası açma süresinin görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi ile başlayacağı, Dosya içinde bulunan Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin 29/09/2022 tarihli ve 2022/470 esas, 2022/1563 sayılı kararı ile daha önce meslekten çıkarılmasına karar verilen eski Cumhuriyet Savcısı davalı hakkında, tazminat davasına konu olan olay ile ilgili kovuşturma izni verilmesine karar verildiği, dosya arasında bulunan belgelerden davalı ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Yargıtay 5. Ceza Dairesinde 2019/11 esas sayılı derdest dosyasının bulunduğu anlaşılmakla, davalı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan başkaca soruşturma ve kovuşturma yürütülüp yürütülmediği, yürütülmüş ise kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise hakkında mahkumiyet kararı bulunup bulunmadığı ve kararın kesinleşip kesinleşmediği hususları araştırılıp, sonucuna göre değerlendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin talebinde, devlet aleyhine tazminat ödenmesine sebebiyet veren davalı hakkında ödediği paranın rücusu talebinde bulunmuş olup, 5271 saylı Kanun 141\4 madde uyarınca devletin ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkime bir yıl içinde rücu edeceği belirtilmekle; Hazine tarafından 07.01.2021 tarihinde ödeme yapıldığı, rücu dava tarihinin ise 29.11.2022 olduğu tespit edilmekle; 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddi karar verilmiştir. 2. Rücu dosyasının dayanağı olan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/361 Esas, 2018/269 Karar sayılı dosyası kapsamında; haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında davacı olan ... 'ın tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminata 22.01.2013 tarihinden faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine ve 845 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği, kararın 06.03.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davalı Hazinenin davacıya 07.01.2021 tarihinde 3.432,00 TL ve 845,00 TL ödeme yaptığı, iş bu dosyada davacı Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin 5271 sayılı Kanun 141/4 madde gereğince ödenen tazminatın davalı ...'a rücu edilmesi talebinde bulunmuştur. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesinin 142/4. maddesinde yer alan "Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder." şeklindeki düzenleme gereği, hükmedilen tazminatın Hazine tarafından ödenmesi dolayısıyla, devletin ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısına rücu edebilmesi için hakim veya Cumhuriyet savcısının icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilmesine bağlıdır. Davalı ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Yargıtay 5. Ceza Dairesinde 2019/11 esas sayılı derdest dosyasının bulunduğu anlaşılmakla, davalı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan başkaca soruşturma ve kovuşturma yürütülüp yürütülmediği, yürütülmüş ise kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise hakkında mahkumiyet kararı bulunup bulunmadığı ve kararın kesinleşip kesinleşmediği hususları araştırılıp, sonucuna göre değerlendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2023/38 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Haksız koruma tedbiri nedeniyle ödenen tazminatın kusurlu eski Cumhuriyet savcısına rücusu için açılan davada, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi Hazinenin ödemeyi 07.01.2021'de yaptığı, davanın ise 29.11.2022'de açıldığı gerekçesiyle bir yıllık süre geçtiğinden davayı reddetmiştir. Davalı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan derdest bir Yargıtay dosyası bulunduğu anlaşılmıştır.

Hukuki İlke: CMK'nın 141/4 ve 142/4. maddeleri uyarınca devletin hâkim veya Cumhuriyet savcısına rücu edebilmesi, ilgilinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilmesine bağlı olup, bir yıllık rücu süresi tazminatın ödendiği tarihten değil bu mahkûmiyetin kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek ret kararı bozulmuştur; davalı hakkındaki görevi kötüye kullanma yargılamasının sonucu ve mahkûmiyetin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan sürenin ödeme tarihinden başlatılması hatalı bulunduğu için.

Dava Strateji Notu: Rücu davasında hak düşürücü süre definde başlangıç anının ödeme değil ceza mahkûmiyetinin kesinleşme tarihi olduğu vurgulanmalı; davalı hakkında görevi kötüye kullanma yargılaması henüz kesinleşmemişken açılan rücu davası süreden reddedilemez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla