İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/886 Karar: 2025/5023 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/886 K.2025/5023

12. Ceza Dairesi 2025/886 E. , 2025/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3906 E., 2024/3368 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/886 E. , 2025/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3906 E., 2024/3368 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/886 E. , 2025/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3906 E., 2024/3368 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden; sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde 02.01.2025 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra sanığın, 14.04.2025, 19.02.2025 ve 17.01.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz hakkından feragat ederek, hükmün onanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Katılanlar vekillerinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılanlar vekillerinin; duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1,63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; kusura, olası kasttan hüküm kurulması gerektiğine, sanık lehine TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmasına, cezanın artırılması gerektiğine, duruşmalı inceleme yapılması taleplerine ilişkindir. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kastla öldürme suçunu işlediğine, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, , duruşmalı inceleme yapılması taleplerine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir uygulamasının hatalı olduğuna, hatır taşımacılığı itirazının istinaf mahkemesince yanlış değerlendirildiğine, zorunluluk hali itirazının değerlendirilmediğine, teşdit uygulamasının hakkaniyetli olmadığına, tahliye talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.01.2024 günü saat 21.00 sıralarında sanık ...'in 1.66 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki otomobil ile saat 21:00 sıralarında meskun mahalde gece vakti bölünmüş caddede seyir halindeyken kavşağa yaklaşırken dönemeçli ve virajlı yola girerken aracının hızını azaltmadığı ve bu nedenle aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafta bulunan kaldırıma çarpıp takla atarak yolun sağındaki beton direkleri yıktığı ve yüksek tepeye çarpıp yolun gidişine göre ters döndüğü tek araçlı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'in olay yerinde öldükleri, sanığın 37 haftalık hamile olan eşi ...'in yaralandığı, bebeğin karnında öldüğü ve ölü olarak doğduğu, ...'un ise sevk edildiği hastanede öldüğü, ölenler ..., ..., ... hakkında düzenlenen ölü muayene tutanakları ile ölen ... hakkında düzenlenen otopsi raporuna göre ..., ..., ... ve bebeğin ölümü ile sanığın sevk ve idaresindeki araç kazası eylemi arasında illiyetin bulunduğu değerlendirilmiş kusur durumunun tayin ve takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek sanığın eylemde asli kusurlu olduğu kabulü ile sanığın TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın 1.66 promil oranında alkollü olması ve bu oranında güvenli araç sürüş yeteneğini önemli ölçüde azaltması, promil oranının yüksekliği gözetilerek verilen cezada takdiren 5/12 oranında artırım yapılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; Sanık ...'in olay günü kaza sonrasında saat 21:27'de düzenlenen alkolmetre çıktısına göre 0.94, saat 22:16'da kabul edilen numunesine göre yapılan tetkikte ise 1.66 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, (1) saatte alkol miktarının ortalama 0.15 promil düştüğü dikkate alınarak alkolmetre ölçümü esas alındığında 1.00,7, laboratuvar sonucu esas alındığında saat 21:00 ila 22:16 arasında geçen zamana göre hesaplanan 0.19 promil 1.66 promilden çıkartıldığında 1.47 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı ve her iki halde de 1.00 promilin üzerinde alkollü olarak, araçta 1.74 promil alkollü olduğu anlaşılan ölen ... ile alkolsüz oldukları anlaşılan 37 haftalık gebe sanık ...'in eşi ölen ... ile arkadaşları ölen ... olduğu halde sevk ve idaresindeki otomobil ile gece saat 21:00 sıralarında azami hız limitinin 50 km/s olmasına, kaza yerine gelmeden 30 km/s hız tahdit ve sola tehlikeli viraj levhasına rağmen sanık ...'in savunmasına göre yaklaşık 80 km/s hızla girdiği virajda direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ kaldırım bordür taşına çarptıktan sonra yol kenarındaki beton direklere bağlı tel örgüyü aşarak bankete savrulması sonucunda ... ve ...'in olay yerinde, sanık ...'in eşi maktul ...'in ise kaldırıldığı hastanede öldükleri, kaza sonrası çekilen fotoğraflara göre araçtaki hasar durumunun sanık ...'in hızlı olduğunu doğruladığı olayda; 2918 Sayılı Kanunun 52/a-b maddesi gereğince "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,.." kurallarını ayrı ayrı ihlal ettiğinden 2918 Sayılı Kanunun 84 maddesi dikkate alındığında sanık ...'in asli kusurlu olduğu, ölen yolcular ..., ... ve ...'in ise alkollü olduğunu bildikleri sanık ...'in sevk ve idare ettiği araca binmekle can güvenliklerini tehlikeye attıkları ve kendi ölümleri nedeniyle tali kusurlu oldukları, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 12/06/2024 tarihli raporunda; Bebeğin anne karnında ölmüş ve ölü doğduğunun mütalaa edilmesi karşısında; sanık ...'in eylemi nedeniyle annesi maktul ...'in geçirdiği kaza ile birlikte bebeğin henüz anne karnında olduğu, sağ ve tam doğmamış bebeğin kişilik kazanmadığı dikkate alındığında; sanık ...'in yalnız ..., ... ve ...'in ölümünden sorumlu olacağı, asli kusurlu sanık ...'in 1.00 promilin üzerinde alkollü bir şekilde, 20/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 30 km/s hız tahdit ve sola tehlikeli viraj levhasına rağmen iki katından fazla aşacak şekilde 80 km/s hızla girdiği virajda kaza yapabileceğini öngördüğü ve istememesine rağmen öngördüğü bu sonucun meydana geldiği anlaşıldığından TCK'nın 22/3 maddesi gereğince bilinçli taksir kabul edilen iki eylemi bulunuyor ise de; dosya kapsamına göre arkadaşları ve 37 haftalık gebe eşi maktul ... ile birlikte alkollü olduğunu bilmelerine rağmen hava almak üzere yola çıktıkları ve meydana gelen olayda hatır taşımacılığı yaptığı anlaşıldığından temel ceza miktarı ile TCK'nın 22/3 maddesi gereğince 5/12 oranında artırım yapılmasının istinaf nedeni yapılmadığı belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1-Katılanlar Vekillerinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Dosya içeriğine göre, 24/01/2024 tarihinde sanık ...'in 1.00 promilden fazla alkollü olduğu halde meskun mahalde gece vakti aydınlatmasız bölünmüş üç şeritli olay mahallinden 100 metre geride 30 km hız tahdit ve sola tehlikeli viraj levhası bulunan caddede savunmasına göre 80-90 km hızla seyir halindeyken iniş eğimli virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağ tarafta bulunan kaldırıma çarpıp takla atarak yolun sağındaki beton direkleri yıkıp yüksek tepeye çarpıp yolun gidişine göre ters dönmesi şeklinde meydana gelen sanığın asli kusurlu olarak neden olduğu olay neticesinde araç içinde yolcu olan ... ve ...'in olay yerinde öldükleri, sanığın 37 haftalık hamile eşi ...'in ise kaldırıldığı hastanede öldüğü, bebeğin ise otopsi raporunda anne karnında öldüğü ve ölü doğmuş olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanığın eylemi sırasında bebeğin henüz anne karnında olduğu, sağ ve tam doğmamış bebeğin kişilik kazanmadığı dikkate alındığında; sanığın asli kusurlu eylemi neticesinde üç kişinin ölümüne neden olduğu olayda mahkemece tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde 02.01.2025 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, sanığın, tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalıyla gönderdiği 14.04.2025, 19.02.2025 ve 17.01.2025 tarihli dilekçeler ile hükmün onanmasını talep ettiği ve temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 266/3. maddesinde "150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır." biçiminde yer alan müdafiin iradesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin istisna hâlin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla, 5271 CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla